ABD Başkanı Donald Trump'ın, Amerikan gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçtiği yönündeki beyanları ise İranlı askeri yetkililer tarafından kesin bir dille yalanlandı. Yapılan açıklamada, "ABD gemileri hedef alınma korkusuyla 1000 kilometre uzakta duruyor" denilerek, Amerikan deniz gücünün bölgedeki varlığına dair algı operasyonları yapıldığı iddia edildi. İran güçlerinin, ABD Donanması'na ve USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Hürmüz Boğazı'na gelişini "beklediği" de söz konusu açıklamalarda yer aldı. Fars Haber Ajansı'na bilgi veren İranlı askeri bir yetkili ise, gerilimi daha da tırmandıracak nitelikte bir açıklama yaparak, "İkinci bir emre kadar düşmana ve müttefiklerine bölgeden bir litre bile petrol ihraç edilmesine izin vermeyeceğiz" dedi. Bu ifade, enerji piyasaları ve bölge güvenliği açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek nitelikteydi. ABD Başkanı Trump, daha önce CBS televizyonuna verdiği bir demeçte, Hürmüz Boğazı'nı açık tutma arzusunu dile getirmiş ve bu amacına ulaşmak için gerekirse boğazın kontrolünü ele geçirme planlarını açıklamıştı. Trump, İran'ın petrol akışını durduracak herhangi bir adım atması halinde, "yirmi kat daha şiddetli" bir misillemeyle karşılık verecekleri tehdidinde bulunmuştu. Bu tehditlerini somutlaştıran Trump, "Yeniden inşası imkansız olan, kolay hedefleri yok edeceğiz" ve "Eğer Hürmüz'ü kapatırlarsa İran'ın üzerine ölüm, ateş ve öfke yağacak" şeklinde sert açıklamalarda bulunmuştu. Florida'daki golf kulübünde Cumhuriyetçi Kongre üyelerine seslenen Trump, ABD güçlerinin İran'ın füze fırlatma alanlarının yaklaşık yüzde 80'ini imha ettiğini, İran'ı tamamen ezdiğini ve "iki gün önce teslim olmaları gerektiğini" iddia etmişti. Trump'ın bu iddialarını "kamuoyunu aldatmaya yönelik asılsız iddialar" olarak nitelendiren Devrim Muhafızları, ABD'nin ordu kayıplarını ve savaş baskısını gizlemeye çalıştığını ileri sürdü. Açıklamada, bölge genelinde ABD'ye ait 10 adet ultra gelişmiş radar sisteminin ve çok sayıda pahalı insansız hava aracının imha edildiği detayına yer verildi. Ayrıca, düşmanın (ABD) mühimmatının tükenmeye başladığı ve savaştan onuruyla çıkmanın yollarını aradığı iddia edildi. Füze atışlarının azaldığı yönündeki iddialara karşı ise, "Artık 1 tondan daha ağır savaş başlığına sahip, çok daha güçlü füzeler fırlatıyoruz" şeklinde bir yanıt verildi. 28 Şubat'ta başlayan savaş sürecinde yaşanan bir diğer önemli gelişme ise Dini Lider Ali Hamaney'in suikast sonucu hayatını kaybetmesi ve yerine oğlu Mücteba Hamaney'in seçilmesiydi. Devrim Muhafızları, bu hızlı liderlik değişiminin ve savaşın etkin bir şekilde yönetilmesinin, Trump'ın "İran İslam Devrimi'ni yıkma" hayallerini boşa çıkardığını savundu. Açıklamada, "Liderlerimize suikast düzenleyerek bizi hızla teslim olmaya zorlamaya çalıştı, ancak İran'da bir toplumsal çöküş yaratmakta başarısız oldu" ifadeleri kullanılarak, İran'ın birlik ve direniş mesajı verildi. Bu karmaşık ve gergin atmosferde, bölgedeki durumun nasıl bir şekil alacağına dair en önemli belirleyici unsur sizce ne olacaktır?
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
|
|