Makine öğrenmesi; bilgisayarlara uyumadan, yorulmadan ve defalarca deneyerek öğrenmeyi öğretme sanatıdır. Aslında bir çocuğa bisiklet sürmeyi öğretirken yaşadığımız o "düşe kalka öğrenme" sürecinin dijital versiyonu.
Peki Ama Nasıl Çalışıyor Bu İş?
Klasik programlamada bir bilgisayara ne yapacağını adım adım söylersiniz. Makine öğrenmesinde ise bilgisayara bol bol örnek gösterirsiniz ve o örneklerden yola çıkarak kendi kurallarını kendi keşfeder. Mesela ona binlerce kedi fotoğrafı gösterirsiniz, o da "Kedilerin genelde bıyığı, sivri kulakları varmış" diye çıkarım yapar ve yeni bir fotoğrafta kediyi tanır.
Kelimenin Kökeni: İngilizce'den Hayatımıza
Terim, İngilizce "machine learning" ifadesinin birebir çevirisi. 1959 yılında IBM'de çalışan ve yapay zekanın öncülerinden Arthur Samuel tarafından ortaya atıldı. Samuel, "Bilgisayarlara, açıkça programlanmadan öğrenme yeteneği kazandıran bilim dalı" olarak tanımlamıştı. O zamanlar bir bilgisayarın öğrenebileceği fikri bilimkurgu gibi geliyordu.
Küçük Bir Hikaye: Dama Oynayan Bilgisayar
Hayatımızdaki Anlamı: Görünmez Bir Dost
Bugün farkında olmasak da makine öğrenmesi hayatımızın her köşesinde:
Peki Ama Nasıl Çalışıyor Bu İş?
Klasik programlamada bir bilgisayara ne yapacağını adım adım söylersiniz. Makine öğrenmesinde ise bilgisayara bol bol örnek gösterirsiniz ve o örneklerden yola çıkarak kendi kurallarını kendi keşfeder. Mesela ona binlerce kedi fotoğrafı gösterirsiniz, o da "Kedilerin genelde bıyığı, sivri kulakları varmış" diye çıkarım yapar ve yeni bir fotoğrafta kediyi tanır.
Kelimenin Kökeni: İngilizce'den Hayatımıza
Terim, İngilizce "machine learning" ifadesinin birebir çevirisi. 1959 yılında IBM'de çalışan ve yapay zekanın öncülerinden Arthur Samuel tarafından ortaya atıldı. Samuel, "Bilgisayarlara, açıkça programlanmadan öğrenme yeteneği kazandıran bilim dalı" olarak tanımlamıştı. O zamanlar bir bilgisayarın öğrenebileceği fikri bilimkurgu gibi geliyordu.
Küçük Bir Hikaye: Dama Oynayan Bilgisayar
1950'lerde Arthur Samuel, bir dama programı yazdı. Program önce acemiydi, sürekli kaybediyordu. Ama Samuel onu kendi kendisiyle binlerce kez oynattı. Her oyunda biraz daha iyiye gitti, tuzakları öğrendi, strateji geliştirdi. Sonunda o kadar iyi oynadı ki, Samuel'in kendisini bile yenmeye başladı! İşte bu, bir makinenin pratik yaparak öğrendiği ilk anlardan biriydi.
Hayatımızdaki Anlamı: Görünmez Bir Dost
Bugün farkında olmasak da makine öğrenmesi hayatımızın her köşesinde:
- Instagram veya YouTube'da size özel öneriler sunan algoritmalar.
- E-postanızdaki spam mesajları ayıklayan sistemler.
- "Alexa, ışıkları aç" dediğinizde sizi anlayan sesli asistanlar.
- Hatta doktorlara kanser teşhisinde yardımcı olan yapay zekalar.