| Bakan Güler, burada yaptığı konuşmada, Muş’un, Malazgirt’te ortaya çıkan kahramanlık ruhunun ve Anadolu’nun kapılarını millete açan tarihi zaferin sıcaklığının halen hissedildiği kadim şehirlerden biri olduğunu söyledi. Güler, Muş’un evlatlarının, Malazgirt’ten Yemen’e, İstiklal Harbi’nden terörle mücadeleye kadar vatan söz konusu olduğunda daima en öne atıldığını vurguladı. Bu köklü emanetin taşıyıcıları olan Muşluların devletine ve milletine bağlılıklarıyla gönüllerde ayrı bir yere sahip olduğunu ifade etti. Şehit ve gazi aileleri ile kahraman gazilerin de bu mirasın en önemli temsilcileri olduğunu kaydeden Güler, “Bu nedenle bugün sizlerle aynı sofrayı paylaşmak bizler için son derece kıymetli ve anlamlıdır” dedi. Güler, “Kahraman ordumuz, sınırlarımızın korunmasından terörle mücadeleye, mavi ve gök vatanımızın güvenliğinin sağlanmasından uluslararası görevlerin icrasına kadar çok geniş bir alanda, büyük bir özveriyle görev yapmaktadır” ifadelerini kullandı. “Özellikle terörle mücadelede son yıllarda elde edilen tarihi başarılar ülkemizin ve milletimizin güvenliğinin temin edilmesi bakımından son derece önemli sonuçlar ortaya çıkarmıştır” diyen Güler, terör örgütlerinin hareket kabiliyetinin büyük ölçüde sınırlandırıldığını belirtti. Hudutların emniyetinin güçlü bir şekilde tesis edildiğini vurgulayan Bakan Güler, bu başarıların arkasında aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin fedakarlığı ile Mehmetçiğin cesareti ve milletin duasının olduğunu söyledi. “Aziz şehitlerimiz en kıymetli varlıkları olan canlarını, vatan ve bayrak uğruna feda ederek bizlere bağımsız bir ülke, onurlu bir gelecek bırakmışlardır” diyen Güler, onların geride bıraktığı emanetin hem aziz bir hatıra hem de büyük bir sorumluluk olduğunu kaydetti. Güler, şehitlere yoldaş olan kahraman gazilerimizin ise bu milletin gurur nişanesi olarak fedakarlığın ve yurt sevgisinin yaşayan timsalleri olduklarını ifade etti. Onların emeklerine sahip çıkmanın ve fedakarlıklarını minnetle yad etmenin en önemli görev olduğunu sözlerine ekledi. Bakan Güler, “Elbette bu büyük fedakarlığın en ağır yükünü, şehitlerimizin ve gazilerimizin siz kıymetli aileleri taşımaktadır. Sizlerin sabrı, metaneti ve vakur duruşu, milletimizin ortak hafızasında çok özel bir yere sahiptir” dedi. “Şehit ve gazi ailelerimiz başımızın tacısınız” diyerek sözlerine devam eden Güler, yakın coğrafya başta olmak üzere tüm dünyada kritik gelişmelerin yaşandığı, risk ve tehditlerin arttığı karmaşık bir dönemi yaşadıklarını hatırlattı. “Buna bağlı olarak da savunma ve güvenlik konuları, her geçen gün daha fazla önem kazanıyor” diyen Güler, “28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı kapsamlı saldırılar buna mukabil İran’ın bölge ülkelerini hedef alan misillemeleri güney coğrafyamızı büyük bir tehlike sarmalına sürüklemiştir” ifadelerini kullandı. “Türkiye olarak çatışmaların sonlanması için diplomasi ve çözüm odaklı yaklaşımımızı sürdürürken aynı zamanda ülkemizin, hudutlarımızın ve vatandaşlarımızın güvenliği için gereken tüm tedbirleri büyük bir hassasiyetle alıyoruz” şeklinde konuşan Bakan Güler, nitelikli personeli ve modern teçhizatı ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu coğrafyanın en güçlü ordularının başında geldiğini vurguladı. Güler, “Yakın bölgemizde yaşanan bu çatışma ortamında güvenlik açısından gerekli tüm önlemleri alırken iç cephemizi tahkim etmek amacıyla da Terörsüz Türkiye sürecini başarıya ulaştırma kararlılığımız devam etmektedir” dedi. Başta şehit ve gazilerin fedakarlıkları olmak üzere kahraman ordunun gayretleriyle terörle mücadelede elde edilen tarihi başarıların ülkenin geleceği açısından yeni bir dönemin kapısını araladığını belirten Güler, devletin Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye hedefinin önemine değindi. Bu hedefin, güvenlik ve huzurun kalıcı hale gelmesi kadar, Malazgirt’ten beri devam eden kardeşliğin ebedi kılınması, çocukların terörün gölgesinden uzak büyümesi ve ülkenin kalkınması anlamına geldiğini ifade eden Güler, bu konuda devletin duruşunun açık olduğunu ve tereddüt bulunmadığını söyledi. Bakan Güler, sahadaki gelişmeleri dikkatle takip ettiklerini, çalışmalarını planlı şekilde sürdürerek gerekli tedbirleri her zamanki kararlılıklarıyla aldıklarını bildirdi. “Hedefimiz açık ve nettir, artık tek bir evladımızı kaybetmediğimiz, huzurun kalıcı, kardeşliğin ve iç cephenin güçlü olduğu bir Türkiye” diyen Güler, son yıllarda terör örgütlerinin eylem kapasitesinin sonlandırılmasıyla tehdit ortamının yerini huzura bıraktığını söyledi. Bu sayede bölge illerimizin de hak ettiği yatırımları daha fazla ve güvenli bir şekilde almaya başladığını belirten Güler, güçlü bir Türkiye’nin her açıdan gelişmiş şehirlerle mümkün olduğunu vurguladı. Şehirlerde kalkınmanın hızlanmasını, istihdamın artmasını ve gençlerin geleceğe daha umutla bakabilmelerini öncelikli gördüklerini ifade eden Bakan Güler, Muş’un da tarihi mirası, bereketli toprakları ve çalışkan insanıyla bu kalkınma yürüyüşünün önemli merkezlerinden biri olduğunu kaydetti. Devletin yürüttüğü çalışmalarla önümüzdeki dönemde Muş’un kalkınmasına yönelik yeni projeler, yatırımlar ve hizmetlerin artarak devam edeceğini söyleyen Güler, vatandaşların desteğiyle geleceğe emin adımlarla yürüneceğini ve ülkenin gücüne güç katılacağını belirtti. Konuşmanın ardından Bakan Güler, Muş Valisi Avni Çakır ve AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek ile birlikte şehit aileleri ve gazilerle sohbet etti. Sizce bölgesel istikrarın sağlanmasında en etkili yöntem diplomasi mi yoksa caydırıcı güç mü? |
|