Buruk, Şampiyonlar Ligi'nde bu aşamaya gelmenin sadece kendileri için değil, Türk futbolunun ülke puanı ve Avrupa sahnesindeki temsili açısından da son derece değerli olduğunu dile getirdi. Kaliteli bir rakibe karşı mücadele edeceklerinin altını çizen Buruk, sezon içinde inişler ve çıkışlar yaşamış olsa da Liverpool'un kadrosunda çok önemli oyuncuların bulunduğunu vurguladı. Premier Lig'de şampiyonluk şanslarının düşük olması nedeniyle Liverpool için Şampiyonlar Ligi'nin en büyük hedef konumunda olduğunu da sözlerine ekledi.
Galatasaray'ın hedeflerinin ise Şampiyonlar Ligi'nde olabildiğince ileri gitmekle birlikte, Süper Lig ve Türkiye Kupası'nı kazanmak olduğunu belirten Buruk, üç kulvarda birden mücadele ettiklerini hatırlattı. Bu maçın sezon başından bu yana 11. Şampiyonlar Ligi karşılaşmaları olacağına dikkat çeken deneyimli çalıştırıcı, bunun oyuncularıyla birlikte ne kadar çok emek verdiklerini ve ne kadar yoğun bir fikstür içinde olduklarını gösterdiğini söyledi. Ancak tüm bu yoğunluğa rağmen Devler Ligi sahnesinde olmaktan büyük bir mutluluk duyduklarını da özellikle ifade etti.
Buruk, "Üç günde bir maç oynasak da bizim için en büyük mutluluk, haftada tek maç oynayacağımıza bu maçlara çıkmak. O yüzden hiçbir bahanemiz yok. İki gün önce maç oynasak da yarınki mücadeleye çıktığımızda, kendi stadımızda taraftarımızla birlikte yapabileceğimizin en iyisini yapmaya çalışacağız" şeklinde konuştu. İyi bir takıma karşı oynayacaklarını ancak rakiple daha önce de karşılaştıkları için önemli bir tecrübeye sahip olduklarını, iki takımın da birbirini çok iyi tanıdığını dile getirdi. Buruk, tek hedeflerinin ilk maçta galibiyetle ayrılarak ikinci maç için önemli bir avantaj elde etmek olduğunu yineledi.
UEFA'nın sarı kart uygulamalarında düzenlemeye gitmesi gerektiğini düşündüğünü de aktaran Okan Buruk, Şampiyonlar Ligi'ndeki 10 maç sonrası kartların düşürülmesinin faydalı olabileceğini belirtti. Mevcut durumda sarı kartların ancak yarı finalde silinecek olmasının birçok oyuncu için zor bir durum olduğunu ve maç sayısı arttıkça UEFA'nın bu konuda bir değişikliğe gitmesinin şart olduğunu vurguladı. Sarı kart sınırında yedi oyuncuları olduğunu ve özellikle aynı mevkideki oyuncuların sınırda olmasının kendileri için zorluk teşkil ettiğini kaydetti.
Bu durumu en iyi şekilde yönetmeleri gerektiğini, hem maçı en iyi şekilde oynamaları hem de basit kart görmemeleri gerektiğini belirten Buruk, "Oyun içerisinde her türlü kart olabilir ama basit şekilde kart görmemek için çok dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü iki tane maç oynayacağız. Önemli bir kadroya sahibiz, önemli oyuncularımız var ama bundan önce aynı mevkide oyuncuların cezalı duruma düştüğü durumlar bize sıkıntı çıkardı. İnşallah bu olmaz" diyerek endişelerini dile getirdi.
Liverpool ile daha önce grup aşamasında karşılaştıklarını hatırlatan Buruk, bu eşleşmenin o zamanki maçlardan çok daha farklı bir motivasyonla oynanacağını söyledi. Buruk, "Onlar için de önemli bir tecrübeydi. Burada bir maç oynadılar. İki takım da artık birbirini daha iyi tanıyor. Grup aşamasında sadece Galatasaray ve PSV'ye kaybettiler. Bu yüzden bize karşı da daha dikkatli olacaklarını düşünüyorum" dedi. Bu maçın bir son 16 mücadelesi olduğunu ve bundan sonra üç takım daha elendiğinde Şampiyonlar Ligi finaline gidileceğini vurgulayan teknik adam, her takım için bu aşamanın çok kritik olduğunu belirtti.
Liverpool'un özellikle ligdeki durumuna bakıldığında Şampiyonlar Ligi'nin onlar için çok daha önemli bir motivasyon kaynağı olacağını düşündüğünü ifade eden Buruk, İngiliz ekibinin grup maçlarından çok daha farklı bir kafa yapısıyla sahaya çıkmaya çalışacağını öngördü. "Devler Ligi ve Süper Lig'de zorlu maçlar var. Bu birinci maç her şeyden önemli. Burada uzun uzun düşünmeye gerek yok. Maç maç gitmemiz gerekiyor" diyen Buruk, yarınki Liverpool maçının ardından bir lig maçı ve ardından tekrar Liverpool ile ikinci maçın oynanacağını hatırlatarak, ilk maçın hedefleri için hayati olduğunu söyledi.
Şampiyonlar Ligi'nde çok önemli 16 takımın bulunduğunu ve herkesin bir yerlere ulaşma şansı olduğunu ancak bunu sadece maç maç düşünerek başarabileceklerini belirten Buruk, şu anda ilk düşüncelerinin kendi sahalarında Liverpool'a karşı avantaj yakalayabilmek olduğunu, çünkü çok önemli bir takıma karşı oynayacaklarını ifade etti. Macar futbolcu Roland Sallai'nin performansına da değinen Okan Buruk, oyuncusunun takım için çok değerli olduğunu söyledi. Buruk, "Roland bizim için çok önemli işler yapıyor. Kadromuzda birçok oyuncumuz var ve hepsinden maksimumu almaya çalışıyoruz. Roland hem çok iyi bir insan hem çok iyi profesyonel. Takıma da oynadığı her mevkide destek veriyor" dedi.
Sallai'nin geçen hafta yaşadığı sakatlığa rağmen Beşiktaş maçında farklı mevkilerde oynayarak takıma katkı sağladığını belirten Buruk, "Bizim için çok önemli, çok değerli. Bu maç içerisinde de düşünebileceğimiz oyunculardan birisi" ifadelerini kullandı. Eşleşmenin favorisinin İngiliz temsilcisi olduğunu kabul eden Okan Buruk, buna rağmen Galatasaray'ın tur şansının bulunduğunu güçlü bir şekilde vurguladı. Deneyimli teknik adam, Şampiyonlar Ligi'nde kadro değeri ve oyuncu kalitesi yüksek takımların olduğunu, fikstür çekildiğinde en kolay gözüken takım olan Bodo/Glimt'in bile şu anda son 16'da olmasının bu organizasyona katılan takımların önemini ve hepsinin birbirini yenebileceğini net bir şekilde gösterdiğini belirtti.
"Belki bir önceki turun favorisi Juventus'tu ve elemeyi başardık. Şimdi bu turun favorisi tabii ki Liverpool" diyen Buruk, bu yüzden yarın sahalarındaki ilk maçın çok önemli olduğunu vurguladı. Daha önce birçok takıma karşı oynadıklarını ve her maçın kendileri için bir tecrübe olduğunu söyleyen Buruk, Juventus deplasmanında yaşadıklarının da iki maçlık sistemde çok fazla oynanmadığı için önemli bir tecrübe olduğunu dile getirdi. İçeride-dışarıda psikolojisine alışabilmek, bu maçları yaşayabilmek, önemli bir avantajla gidip orada farklı bir şeyle karşılaşabilmenin kendileri için çok önemli bir tecrübe olduğunu ve belki bunu tekrar yaşayacakları bir eşleşme olabileceğini de belirtti.
Buruk, Liverpool deplasmanında Galatasaray taraftarına verilen seyirci yasağının adil olmadığını düşündüğünü de ifade etti. UEFA'ya bu konuda itiraz ettiklerini belirten teknik direktör, "Verilen cezanın çok adil olduğunu düşünmüyorum. Belki bu değişecektir, itirazımız yapıldı. Sadece bir yerden bakmanın da doğru olmadığını düşünüyorum. Orada polislerin de nasıl davrandığı çok önemli" dedi. İkinci maçta taraftarlarının yanlarında olmasının güzel olacağını, Anfield'ın çok güzel bir stat ve atmosfere sahip olduğunu, daha önce futbolcu olarak orada bulunduğunu ve şimdi teknik adam olarak bunu yaşamak istediğini, taraftarının da tribünde yerini almasını arzu ettiğini dile getirdi.
Yarınki maçın kendileri için çok önemli olduğunu yineleyen Buruk, taraftarlarının iç saha maçlarında ne kadar iyi olduğunu ve Avrupa'nın belki de en iyisi olduğunu her zaman gösterdiğini belirtti. İlk 11'i belirlemenin kolay olmadığını da söyleyen Buruk, "Rakibimiz çok kaliteli bir kere. Yani oyunun başı da olsa sonu da olsa hep size en tehlikeli şekilde cevap verebilecek bir takım. Sezon başı çok fazla son dakika golleriyle maçlar kazandılar. Wolverhampton maçında bakarsak son dakika golüyle maçı kaybettiler" dedi. Oyun içerisindeki pozisyona ve riske göre durumun değişebileceğini, iki maç oynayacakları için her iki maçın sonucunun da çok önemli olduğunu vurguladı.
Birinci maçı en doğru şekilde bitirmelerinin kritik olduğunu, maçın başı ve bitişinin kendileri için aynı öneme sahip olması gerektiğini dile getiren Buruk, başlayan, devam eden ve bitiren oyuncuların çok önemli rol oynayacağını ifade etti. Çok iyi bir kadroya sahip olduklarını ancak kadro yaparken gerçekten çok zorlandığını, bir yandan da sarı kart sınırındaki yedi oyuncuyu düşündüğünü söyledi. "İkinci maç için, 'Bu riski nasıl azaltabiliriz?' diye düşünüyorum. Ancak iyi kadroya sahip olmak bizim için ayrı bir avantaj" diyerek kadro zenginliğinin getirdiği olumlu yönleri de dile getirdi.
Ara transfer döneminde kadronun güçlendiğini söyleyen Okan Buruk, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Transferler kadromuzu güçlendirdi. Hepsinden çok memnunum. Noa, Yaser, Boey, Renato, Can Armando, hem karakter hem de oyuncu olarak çok iyi. Hepsi kendilerini Galatasaray'a ait hissediyor. Kadro kalitemiz ilerledi. Şampiyonlar Ligi'nde tecrübemiz arttı. Özgüvenimizin yüksek olduğu bir yerdeyiz. Şampiyonlar Ligi'nde son 16'dayız, Süper Lig'de lideriz. Yarın 90 dakikada yapacağımız kaliteli işler maçın sonucunu belirleyecek. Takım halinde iyi oynamamız, birlikte savunma yapmamız gerek. İyi savunma yaparsak şanslar bulacağımızı biliyoruz."
Sizce Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde Liverpool karşısında avantaj elde etmeyi başarabilecek mi?
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.