Artan güvenlik riskleri ve sevkiyatlarda yaşanan aksama ihtimali, özellikle doğal gaz piyasasında fiyatların hızla yükselmesine yol açtı.
Doğal gaz fiyatlarının yükselmesi ve sevkiyat maliyetlerinin artması, kömür fiyatlarının da güçlü şekilde yükselmesine neden oldu. Küresel kömür piyasasında referans kabul edilen Newcastle ve Rotterdam borsalarında son haftalarda dikkat çekici fiyat artışları yaşandı.
Asya’da referans kabul edilen Newcastle kömür vadeli işlemleri, 27 Şubat’ta ton başına 115,80 dolar seviyesinden kapanırken 9 Mart’ta 138 dolara kadar yükseldi. Bu seviye Aralık 2024’ten bu yana görülen en yüksek fiyat olarak kaydedildi. 10 Mart kapanışı ise 133,65 dolar oldu.
Avrupa’nın referans fiyatlarından API2 Rotterdam kömürü de aynı dönemde hızlı yükseldi. 27 Şubat’ta 106 dolar olan fiyat 9 Mart’ta 132 dolara çıkarak Mayıs 2023’ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü. 10 Mart kapanışında ise fiyat 121 dolar olarak gerçekleşti.
Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan, jeopolitik krizin doğal gaz fiyatlarında keskin yükselişe yol açtığını belirtti. Mart ayında Avrupa Birliği’nde doğal gaz santrallerinde üretilen elektriğin maliyetinin yüzde 51 arttığını vurgulayan Alparslan, bazı ülkelerde gaz ve kömürün elektrik üretiminde birbirinin yerine kullanılabildiğini ifade etti.
Alparslan’a göre gazdan elektrik üretimi pahalılaştıkça enerji üreticileri kömüre yönelme eğilimi gösteriyor. Bu durum da kömür fiyatlarının yükselmesine katkı sağlıyor.
Alparslan, geçen yıl kömürden elektrik üretiminin birçok ülkede gerilediğine dikkat çekti. Dünyanın en büyük kömür bazlı elektrik üreticileri olan Çin ve Hindistan’ın yanı sıra Almanya ve Polonya’da da üretimde düşüş yaşandığını belirtti. Yenilenebilir enerji teknolojilerinin her geçen yıl daha ucuz ve daha güvenli hale geldiğini vurgulayan Alparslan, enerji dönüşümünün hızlandığını ifade etti.
Fosil yakıt fiyatlarının jeopolitik gelişmelere karşı oldukça kırılgan olduğunu belirten Alparslan, yenilenebilir enerji yatırımlarının enerji güvenliği açısından önemine dikkat çekti. Yüksek başlangıç maliyetine rağmen yenilenebilir enerji sistemlerinin işletme maliyetlerinin düşük olduğunu belirten Alparslan, bu kaynaklara öncelik veren politikaların küresel yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı ülkeleri daha dirençli hale getirdiğini söyledi.
Türkiye’nin de küresel kömür fiyatlarındaki yükselişten etkilendiğini belirten Alparslan, 2025 yılında Türkiye’de kömürden üretilen elektriğin yaklaşık üçte ikisinin ithal kömürden sağlandığını ifade etti. Yerli linyitin enerji içeriğinin düşük olduğunu ve bazı santrallerin yaşlandığını belirten Alparslan, ithalata dayalı yapının enerji politikasında yenilenebilir kaynakların önemini artırdığını vurguladı.
Ulusal Enerji Analizi Merkezi Araştırmacısı Lars Schernikau ise kömür fiyatlarındaki artışın yalnızca gaz fiyatlarıyla sınırlı olmadığını belirtti. Sevkiyat rotalarının uzaması ve yakıt maliyetlerinin artması nedeniyle navlun maliyetlerinin de yükseldiğini ifade etti. Schernikau’ya göre Orta Doğu’daki arz riskleri nedeniyle doğal gaz fiyatlarında yaşanan artış, tüm enerji piyasasında fiyatları yukarı yönlü etkiliyor ve bu durum kömür piyasasına da yansıyor.
Schernikau, kömürün elektrik üretiminde hâlâ düşük maliyetli ve güvenilir bir kaynak olduğunu belirterek enerji sistemlerinde farklı kaynakların dengeli şekilde kullanılması gerektiğini söyledi. Enerji dönüşümünün alternatif kaynaklar yeterince gelişmeden hızlandırılmasının elektrik sistemlerinde maliyet ve güvenilirlik sorunlarına yol açabileceğini ifade eden Schernikau, uzun vadeli enerji portföylerinde kömürün belirli bir payının korunmasının önemine dikkat çekti.
Sizce enerji güvenliği ve fiyat istikrarı için en dengeli yol, yenilenebilir kaynaklara hızlı geçiş mi yoksa mevcut fosil kaynakların da dengeli kullanımı mı?