Bakanlık, Sıfır Atık Hareketi çatısı altında yürütülen çalışmalara bir yenisini ekleyerek, plastik kirliliğini durdurmak amacıyla bir yönetmelik taslağı hazırladı. Bu taslak, önümüzdeki günlerde ilgili kurumların, sektör temsilcilerinin ve sivil toplum kuruluşlarının görüşüne sunulacak. Değerlendirmelerin ardından son şekli verilecek olan düzenlemenin, bu yıl içinde yürürlüğe girmesi hedefleniyor. Uygulama başladığında, plastik çatal, bıçak, kaşık, pipet, köpük (EPS) gıda kapları ve bardaklar gibi birçok ürünün piyasaya arzı durdurulacak. Yasağın getirilmesiyle birlikte, her yıl 1,5 milyon ton karbondioksite eş değer karbon salımının engellenmesi ve atık yönetimi maliyetlerinden yaklaşık 1,5 milyar lira tasarruf sağlanması öngörülüyor. Bu rakamlar, düzenlemenin çevresel ve ekonomik boyutunu ortaya koyuyor. Yasaklanan ürünlerin yerini, kağıt ve ahşap gibi doğada daha kolay çözünebilen alternatifler alacak. Örneğin, plastik veya köpük bardakların yerini kağıt bardaklar, plastik kulak pamuklarının yerini ise ahşap çubuklu alternatifler alacak. Bakanlığın nihai amacı, tekli kullanım alışkanlığını değiştirerek, cam, metal ve porselen gibi uzun ömürlü, çoklu kullanıma uygun ürünleri yaygınlaştırmak. Geçiş sürecindeki kağıt ve ahşap ürünler, toplumu bu kalıcı alternatiflere yönlendirmek için bir basamak olarak görülüyor. Bilimsel verilere göre, dünya genelinde üretilen plastiklerin yaklaşık yüzde 40’ını tek kullanımlık ürünler oluşturuyor. Yetersiz atık yönetimi nedeniyle bu plastiklerin büyük bir kısmı doğaya karışıyor ve denizlerdeki çöplerin yaklaşık yüzde 80’ini oluşturuyor. Bu küresel sorunla mücadele için dünya genelinde yeni politikalar geliştiriliyor. Avrupa Birliği (AB), 2019’da yürürlüğe koyduğu Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi ile benzer bir yasak getirmişti. Türkiye de bu küresel adımlara paralel olarak, tüm paydaşlarla eş güdüm içinde hazırlıklarını sürdürüyor. Sizce tek kullanımlık plastik yasağı, günlük alışkanlıklarımızı kalıcı olarak değiştirebilir mi? |
|