Bu durumda, Brent petrol bir anda 125 dolar seviyesine yükselirken, ardından 80 dolar seviyesine kadar gerileyebiliyor. Bayram, 80 dolar seviyesinden %50'lik bir artış yaşanmasının piyasa dengesini bozan bir gelişme olduğunu vurguluyor.
Petrolü genellikle sadece yakıt olarak düşünsek de, aslında gündelik hayatımızın her alanında petro-kimya türevleri bulunuyor. Üzerimizdeki tekstil ürünlerinden ayakkabılarımıza ve mutfak eşyalarımıza kadar pek çok ürün petrol ile bağlantılı.
Bu nedenle petrolü yalnızca uçak yakıtı, araba yakıtı veya ısınma aracı olarak değerlendirmemek gerekiyor. II. Dünya Savaşı'ndan bu yana üretimin temel hammaddesi petrole dayanıyor ve dünya ekonomileri petrole bağımlı hale geldi.
Petrolün yerini alabilecek tek şeyin ise nadir toprak elementleri olduğu ifade ediliyor. Yeni küresel rekabetin ve hatta yeni savaşların temel sebebinin de bu elementler olabileceği belirtiliyor.
Bu savaşın gerekçelerinden biri olarak, Çin'in artan etkisini kırmak gösteriliyor. Nisan ayındaki görüşme öncesinde Trump'ın Venezuela ve İran petrollerine yönelik açıklamalarının ardından Çin'e yönelttiği mesaj da bu duruma işaret ediyor.
Hürmüz Boğazı'ndan geçen günlük yaklaşık 20 milyon varil petrolün 5.4 milyon varili doğrudan Çin'e gidiyor. Dolaylı yollarla bu oranın zaman zaman %50'yi bulduğu ifade ediliyor.
Elektrikli araçların artması ve Çin'in yenilenebilir enerji alanında Avrupa'dan daha ileri seviyeye gelmesi, ABD'nin Çin'i maliyet yönünden sıkıştırma çabasını daha da kritik hale getiriyor. Bu durum ABD'ye önemli bir koz sağlayabilir.
Savaşın ilk günlerinden beri konuşulan Hürmüz Boğazı konusunda beklenen bir gelişme yaşandı. Tarihte Arap Ayaklanması ve İran'daki rejim değişikliği gibi büyük krizler yaşanan bölgede, şu anda yeni bir gerilim söz konusu.
Şu an 33 kilometrelik dar bir alanda İran'ın mayın gemileriyle bölgeyi döşediği konuşuluyor. ABD Savunma Bakanlığı ise bölgedeki mayın gemilerini yüksek hassasiyetle vurduklarını açıklıyor.
İran'ın, Hürmüz Boğazı'nı kapatma noktasına yaklaştığı değerlendiriliyor. Haber akışlarına göre İran barışçıl mesajlar verse de, ABD'den "tüm Orta Doğu'daki üslerin kapatılması" ve "Trump'ın özür dilemesi" gibi ağır şartlar sunuyor.
Bu taleplerin Trump'ın egosunu ciddi şekilde zorlayacağı belirtiliyor. Bu nedenle İran'ın son kozunu oynamaya hazırlandığı değerlendiriliyor.
Petrol şu anda 120 dolar seviyesinden gerilemiş olsa da, uçaklar yakıtı genellikle bir ay öncesinin fiyatıyla alıyor. Ancak tedarik sağlayan şirketlerin güncel fiyatlarla satış yaptığı görülüyor.
Bu durumun uluslararası uçuş maliyetlerini artırması bekleniyor. Hem yolcu hem de kargo uçaklarında maliyetler yükselirse, küresel enflasyonun da artması kaçınılmaz olacak.
Pek çok ürünün karayoluyla ve uçak kargoyla taşındığı düşünüldüğünde, petrol fiyatlarındaki artışın dünya ekonomisine etkisinin çok daha belirgin hale geleceği ifade ediliyor. Bu nedenle dünya liderlerinin son derece temkinli davrandığı bir süreçten geçiliyor.
Sizce petrol fiyatlarındaki bu aşırı oynaklık önümüzdeki dönemde küresel ekonomiyi nasıl etkileyecek?