Özellikle kadın üreticiler, gençler, yeni mezun veterinerler, gıda ve ziraat mühendisleri projede öncelikli gruplar arasında yer alacak. Program süresince en az 6, en fazla 18 ay içinde toplam 150 bin küçükbaş hayvan dağıtılması planlanıyor. İklim, mera ve bölgesel yapıya göre uygun ırk seçimi ise HAYGEM tarafından belirlenecek ve kamuoyuna duyurulacak.
Devlet, bu projede yalnızca hayvan desteği sunmakla kalmıyor. Üreticilere 2 yıl geri ödemesiz, toplamda 7 yıl vadeli faizsiz kredi, aylık 150 TL hayvan başı bakım desteği (toplam 15.000 TL) ve ilk yıl TARSİM sigortasının karşılanması gibi kapsamlı destekler sağlanıyor.
Dağıtılacak hayvanlar, TİGEM çiftliklerinde yetiştirilen üstün genetik özellikli damızlıklar arasından seçilecek. Uygulamanın nisan ayında başlaması, teslimatların ise yılın ikinci yarısında yapılması öngörülüyor.
Başvuruda bulunacak kişilerin aktif bir işletmeye sahip olması, ağılının bulunması veya kurmayı taahhüt etmesi zorunlu tutuluyor. Yeni başlayacak üreticilerin ise il/ilçe tarım müdürlükleri ile halk eğitim merkezlerinden alınan eğitim sertifikalarına sahip olması gerekiyor.
2026 yılında damızlık koyun fiyatlarının 8.000 - 15.000 TL arasında değişeceği öngörülürken, projeye ayrılan bütçenin önemli bir bölümü genç ve kadın üreticilere yönlendirilecek. Kredi süresince anaç hayvanların satışı yasak olsa da her yıl doğan 100-120 kuzu tamamen üreticiye kalacak.
Uzmanlara göre projenin temel amacı “al-sat yapmak” değil, sürüyü büyüterek Türkiye’de küçükbaş hayvancılığını yeniden canlandırmak. Üretim süreci oturduktan sonra kuzular, hem işletme sermayesini güçlendirecek hem de çiftçiye düzenli bir gelir kaynağı sağlayacak.
Sizce bu destek paketi, küçükbaş hayvancılığın geleceği için yeterli ve sürdürülebilir bir adım mı?