TİDER Yönetim Kurulu Başkanı Hande Tibuk, açılış konuşmasında, derneğin 16 yıldır israf ve yoksullukla mücadele için sürdürülebilir projeler yürüttüğünü belirtti. Tibuk, 39 ilde 83 noktada hizmet veren TİDER’in, gıda bankacılığını tüm ülkeye yaydığını ve Uluslararası Gıda Bankacılığı Ağı’na üye ülkelere de ilham kaynağı olduğunu ifade etti.
Sürdürülebilirlik Akademisi Başkanı Murat Sungur ise gıdanın sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve çevresel bir güvenlik meselesi olduğunu vurguladı. Sungur, gıda bankacılığının sadece bir yardım mekanizması değil, iklim kriziyle mücadele eden ve kaynak verimliliğini artıran stratejik bir model olduğunun altını çizdi.
Denizbank Sürdürülebilir Finans ve Tarım Bankacılığı Ar-Ge Bölüm Müdürü Safa Şahin, 2025 yılında Türkiye’nin son 52 yılın en şiddetli kuraklığını yaşadığına dikkat çekti. Şahin, sürdürülebilirliğin teminatı olan gıda üretim sistemlerinin desteklenmesinin stratejik öneme sahip olduğunu ve bankalar olarak iklim dirençli finansman modelleri sunma sorumlulukları bulunduğunu kaydetti.
İstanbul Gıda Araştırmaları Merkezi Kurucusu Prof. Dr. Mehmet Pala, gıda sistemlerindeki yeniliklerin üretimden kopuk olmaması gerektiğini söyledi. Pala, Türkiye’de sorunların bilinmesine rağmen, bütüncül bir yaklaşımla çözüme kavuşturulamadığı görüşünü dile getirdi.
TİDER Genel Müdürü Nil Tibukoğlu, gıda israfının tarladan tüketime uzanan sistemsel bir verimsizliğin sonucu olduğunu belirtti. Tibukoğlu, Türkiye’de her yıl 26 milyon ton gıdanın çöpe atıldığını ve günde 10 milyon öğünün israf edildiğini vurgulayarak, TİDER’in gıda bankacılığı modeli ve destek marketler aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştığını anlattı.
Knowledge Experts Genel Müdürü Umut Aydın moderatörlüğündeki “Yapay Zeka” panelinde, gıda israfının artık sadece sosyal veya ekonomik değil, veri, operasyon ve iklim bağlamında da ele alınması gerektiği konuşuldu.
Panelistlerden Doktar Sürdürülebilir Tarım Genel Müdürü Burak Öztürk ve Solve Surplus Al Kurucu Ortağı İrem Karagül, yapay zekanın hem üretim anında gıda kaybını önlemede hem de oluşan atıkları geri kazandırmada kritik bir rol oynadığını ifade etti.
Zirvede ayrıca, Lojistik Derneği ve Türkiye Gıda İşverenleri Sendikası temsilcileri sektör sorunlarını masaya yatırırken, ilham veren girişimciler de sahadaki yenilikçi çözümleri paylaştı.
Bitki Bazlı Gıdalar Derneği Başkanı Ebru Akdağ ile İyi Yaşam ve Beslenme Uzmanı Dilara Koçak’ın katıldığı kapanış oturumunda, iklim krizi ile mücadelede en etkili yöntemlerden birinin bitkisel protein üretimi olduğunun altı çizildi.
Ana sponsorluğunu Denizbank’ın üstlendiği zirvenin iletişim sponsoru perakende.org, stratejik ortağı ise Sürdürülebilirlik Akademisi oldu. Zirve, PepsiCo ve Kadir Has Üniversitesi’ne teşekkür plaketlerinin takdimi ile sona erdi.
Sizce gıda israfıyla mücadelede en etkili çözüm teknolojik yenilikler mi, yoksa toplumsal bilinç ve davranış değişikliği mi?
Sürdürülebilirlik Akademisi Başkanı Murat Sungur ise gıdanın sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve çevresel bir güvenlik meselesi olduğunu vurguladı. Sungur, gıda bankacılığının sadece bir yardım mekanizması değil, iklim kriziyle mücadele eden ve kaynak verimliliğini artıran stratejik bir model olduğunun altını çizdi.
Denizbank Sürdürülebilir Finans ve Tarım Bankacılığı Ar-Ge Bölüm Müdürü Safa Şahin, 2025 yılında Türkiye’nin son 52 yılın en şiddetli kuraklığını yaşadığına dikkat çekti. Şahin, sürdürülebilirliğin teminatı olan gıda üretim sistemlerinin desteklenmesinin stratejik öneme sahip olduğunu ve bankalar olarak iklim dirençli finansman modelleri sunma sorumlulukları bulunduğunu kaydetti.
İstanbul Gıda Araştırmaları Merkezi Kurucusu Prof. Dr. Mehmet Pala, gıda sistemlerindeki yeniliklerin üretimden kopuk olmaması gerektiğini söyledi. Pala, Türkiye’de sorunların bilinmesine rağmen, bütüncül bir yaklaşımla çözüme kavuşturulamadığı görüşünü dile getirdi.
TİDER Genel Müdürü Nil Tibukoğlu, gıda israfının tarladan tüketime uzanan sistemsel bir verimsizliğin sonucu olduğunu belirtti. Tibukoğlu, Türkiye’de her yıl 26 milyon ton gıdanın çöpe atıldığını ve günde 10 milyon öğünün israf edildiğini vurgulayarak, TİDER’in gıda bankacılığı modeli ve destek marketler aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştığını anlattı.
Knowledge Experts Genel Müdürü Umut Aydın moderatörlüğündeki “Yapay Zeka” panelinde, gıda israfının artık sadece sosyal veya ekonomik değil, veri, operasyon ve iklim bağlamında da ele alınması gerektiği konuşuldu.
Panelistlerden Doktar Sürdürülebilir Tarım Genel Müdürü Burak Öztürk ve Solve Surplus Al Kurucu Ortağı İrem Karagül, yapay zekanın hem üretim anında gıda kaybını önlemede hem de oluşan atıkları geri kazandırmada kritik bir rol oynadığını ifade etti.
Zirvede ayrıca, Lojistik Derneği ve Türkiye Gıda İşverenleri Sendikası temsilcileri sektör sorunlarını masaya yatırırken, ilham veren girişimciler de sahadaki yenilikçi çözümleri paylaştı.
Bitki Bazlı Gıdalar Derneği Başkanı Ebru Akdağ ile İyi Yaşam ve Beslenme Uzmanı Dilara Koçak’ın katıldığı kapanış oturumunda, iklim krizi ile mücadelede en etkili yöntemlerden birinin bitkisel protein üretimi olduğunun altı çizildi.
Ana sponsorluğunu Denizbank’ın üstlendiği zirvenin iletişim sponsoru perakende.org, stratejik ortağı ise Sürdürülebilirlik Akademisi oldu. Zirve, PepsiCo ve Kadir Has Üniversitesi’ne teşekkür plaketlerinin takdimi ile sona erdi.
Sizce gıda israfıyla mücadelede en etkili çözüm teknolojik yenilikler mi, yoksa toplumsal bilinç ve davranış değişikliği mi?