Trump, ABD doğu saatiyle salı akşamı 20.00'ye kadar İran ile bir anlaşmaya varılmasını umduğunu belirtti. Anlaşma sağlanamaması durumunda ise, "Bütün ülke (İran) tek bir gecede yok edilebilir ve o gece yarın gece olabilir." ifadelerini kullandı.
Daha önceki tehditlerini yineleyen ABD Başkanı, anlaşma olmaması halinde devreye girecek bir plan olduğunu açıkladı. Trump, "Bir planımız var; yarın gece saat 12'ye kadar İran'daki her köprü yerle bir edilecek, İran'daki her elektrik santrali devre dışı kalacak ve bir daha asla kullanılamayacak." dedi.
Görüşmelerin devam ettiğini belirten Trump, "Onlarla görüşüyoruz. Yarın akşam ABD doğu saati ile akşam saat sekize kadar süreleri var ama görüşmeler devam ediyor. Sanırım iyi gidiyor ama sonucu göreceğiz." şeklinde konuştu.
New York Times (NYT) muhabirinin, İran'ın sivil altyapısını hedef almanın Cenevre Sözleşmesi'ne aykırı olup olmadığı sorusuna Trump, bu konuda endişeli olmadığını söyledi. Muhabiri "yalan haber" yapmakla niteleyen Trump, daha sonra, "Umarım bunu yapmak zorunda kalmam." karşılığını verdi.
Savaşın sonuna gelinip gelinmediği yönündeki sorulara ise Trump, bunun Tahran'daki yönetimin tavrına bağlı olduğunu ve görüşmelerin sonucunu beklemek gerektiğini ifade etti.
İran'dan beklenen anlaşmanın içeriğine de değinen ABD Başkanı, "Benim için kabul edilebilir bir anlaşma yapmalıyız ve bu anlaşmanın bir parçası da petrol ve diğer her şeyin (Hürmüz Boğazı’ndan) serbest geçişinin sağlanması olacak." dedi.
Bir soru üzerine, bölgedeki Kürt grupların süreçten uzak durması gerektiği yönündeki görüşünü tekrarladı. Trump, "Onların bu işten uzak durmasını tercih ederim, çünkü bence beraberlerinde bazı sorunlar ve zorluklar getiriyorlar, hatta ölüm getiriyorlar." değerlendirmesini yaptı.
NATO ülkelerinin İran konusunda ABD'ye yeterli desteği vermediğini ve bu duruma kızgın olduğunu vurgulayan Trump, İngiltere ve Almanya'nın tavrını özellikle eleştirdi. "NATO’nun İran’la ilgili tavrından dolayı büyük hayal kırıklığı içindeyim." ifadesini kullandı.
Almanya'nın "bu bizim savaşımız değil" açıklamasına atıfta bulunan Trump, Hürmüz Boğazı meselesinin de kendilerinin savaşı olmadığını söyledi. Benzer tepkiyi Uzak Doğu müttefiklerine de gösterdi.
Trump, "Bize yardım etmeyen başka kim var biliyor musunuz? Güney Kore, bize yardım etmedi. Avustralya, bize yardım etmedi. Japonya, bize yardım etmedi." dedi. Japonya'da 50 bin, Güney Kore'de ise 45 bin Amerikan askeri bulunduğunu hatırlatarak bu duruma vurgu yaptı.
Hürmüz Boğazı'ndan serbest geçişin ABD için öncelik olduğunu bir kez daha belirten Trump, "İran’da biz kazandık, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerde aslında bizim ücret almamız gerekiyor, İran’ın değil." şeklinde konuştu.
Sizce Trump'ın bu sert açıklamaları bölgedeki gerilimi tırmandırır mı yoksa İran'ı müzakere masasına getirmek için bir strateji mi?
Daha önceki tehditlerini yineleyen ABD Başkanı, anlaşma olmaması halinde devreye girecek bir plan olduğunu açıkladı. Trump, "Bir planımız var; yarın gece saat 12'ye kadar İran'daki her köprü yerle bir edilecek, İran'daki her elektrik santrali devre dışı kalacak ve bir daha asla kullanılamayacak." dedi.
Görüşmelerin devam ettiğini belirten Trump, "Onlarla görüşüyoruz. Yarın akşam ABD doğu saati ile akşam saat sekize kadar süreleri var ama görüşmeler devam ediyor. Sanırım iyi gidiyor ama sonucu göreceğiz." şeklinde konuştu.
New York Times (NYT) muhabirinin, İran'ın sivil altyapısını hedef almanın Cenevre Sözleşmesi'ne aykırı olup olmadığı sorusuna Trump, bu konuda endişeli olmadığını söyledi. Muhabiri "yalan haber" yapmakla niteleyen Trump, daha sonra, "Umarım bunu yapmak zorunda kalmam." karşılığını verdi.
Savaşın sonuna gelinip gelinmediği yönündeki sorulara ise Trump, bunun Tahran'daki yönetimin tavrına bağlı olduğunu ve görüşmelerin sonucunu beklemek gerektiğini ifade etti.
İran'dan beklenen anlaşmanın içeriğine de değinen ABD Başkanı, "Benim için kabul edilebilir bir anlaşma yapmalıyız ve bu anlaşmanın bir parçası da petrol ve diğer her şeyin (Hürmüz Boğazı’ndan) serbest geçişinin sağlanması olacak." dedi.
Bir soru üzerine, bölgedeki Kürt grupların süreçten uzak durması gerektiği yönündeki görüşünü tekrarladı. Trump, "Onların bu işten uzak durmasını tercih ederim, çünkü bence beraberlerinde bazı sorunlar ve zorluklar getiriyorlar, hatta ölüm getiriyorlar." değerlendirmesini yaptı.
NATO ülkelerinin İran konusunda ABD'ye yeterli desteği vermediğini ve bu duruma kızgın olduğunu vurgulayan Trump, İngiltere ve Almanya'nın tavrını özellikle eleştirdi. "NATO’nun İran’la ilgili tavrından dolayı büyük hayal kırıklığı içindeyim." ifadesini kullandı.
Almanya'nın "bu bizim savaşımız değil" açıklamasına atıfta bulunan Trump, Hürmüz Boğazı meselesinin de kendilerinin savaşı olmadığını söyledi. Benzer tepkiyi Uzak Doğu müttefiklerine de gösterdi.
Trump, "Bize yardım etmeyen başka kim var biliyor musunuz? Güney Kore, bize yardım etmedi. Avustralya, bize yardım etmedi. Japonya, bize yardım etmedi." dedi. Japonya'da 50 bin, Güney Kore'de ise 45 bin Amerikan askeri bulunduğunu hatırlatarak bu duruma vurgu yaptı.
Hürmüz Boğazı'ndan serbest geçişin ABD için öncelik olduğunu bir kez daha belirten Trump, "İran’da biz kazandık, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerde aslında bizim ücret almamız gerekiyor, İran’ın değil." şeklinde konuştu.
Sizce Trump'ın bu sert açıklamaları bölgedeki gerilimi tırmandırır mı yoksa İran'ı müzakere masasına getirmek için bir strateji mi?