ABD tarafının gerilimin azalabileceğine dair iyimser tonuna karşın, İran cephesinden gelen sert açıklamalar küresel piyasalardaki risk iştahını baskılamaya devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın enerji altyapılarına saldırılara geçici ara verildiğini duyurması bir rahatlama sağlasa da, bölgeye askeri sevkiyat yapılması olası bir çatışma riskini canlı tutuyor.
Beyaz Saray açıklamalarında diplomasi vurgusu öne çıksa da, askeri seçeneklerin masada olduğu mesajı dikkat çekiyor. Bu belirsiz ortam, yatırımcıların temkinli kalmasına neden oluyor.
Orta Doğu'daki gerilimin enerji arzına yönelik riskleri artırması, petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Ancak Hürmüz Boğazı'ndan tanker geçişlerinin artması ve saldırıların azalma eğilimi, fiyatlardaki sert yükselişi sınırlandırıyor.
Petrol fiyatlarındaki olası sıçramanın küresel enflasyonu yeniden tetikleyebileceği endişesi, merkez bankalarının politika duruşunu da etkiliyor. ABD Merkez Bankası (Fed)'nin sıkı para politikasını koruyacağı beklentisi güç kazandı.
Piyasalarda yıl boyunca faizlerin sabit kalacağı öngörüsü öne çıkarken, faiz indirimi ihtimali büyük ölçüde geri plana itildi. Fed’in açıkladığı mali tablolarda, bankanın 2025 yılı için 18,7 milyar dolar zarar açıkladığı ve son üç yıldaki toplam zararın 210 milyar doları aştığı görüldü.
Makroekonomik verilerde ise ithalat ve ihracat fiyatlarındaki güçlü artışlar enflasyon baskılarının sürdüğüne işaret etti. Buna karşın cari işlemler açığındaki gerileme, ekonomide bir dengelenme sinyali olarak yorumlandı.
ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,36 seviyelerinde dengelenirken, dolar endeksi 100 seviyesine yakın hareket ediyor. Altın fiyatları ise jeopolitik risklere bağlı olarak dalgalı bir seyir izlemeyi sürdürüyor.
Gerilimin azalabileceğine dair beklentilerle bir miktar geri çekilen altın, yeniden toparlanma eğilimine girse de yönünü netleştirmiş değil. Avrupa borsalarında ise ateşkes beklentileriyle pozitif bir hava öne çıktı.
Ancak Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon hedeflerini tehdit edebileceği uyarısında bulundu. Lagarde, kalıcı bir enflasyon baskısı oluşması halinde para politikasında sıkılaşmanın gündeme gelebileceğini belirtti.
Asya borsalarında ise belirsizliklerin sürmesi satış baskısını beraberinde getirdi. Japonya’da üretici fiyatlarının beklentilerin üzerinde artması, Japonya Merkez Bankası (BoJ) 'nın para politikasını sıkılaştırma ihtimalini güçlendirdi. Bu gelişme bölge tahvil faizlerini yukarı çekerken, risk iştahının zayıflamasına yol açtı.
Yurt içinde ise Borsa İstanbul, küresel dalgalanmalara rağmen günü yükselişle tamamladı. BIST 100 endeksi yüzde 0,26 artışla 12.963 puana ulaştı. Dolar/TL paritesi sınırlı yükseliş eğilimini sürdürürken, piyasalar bugün açıklanacak veriler ve jeopolitik gelişmelere odaklandı.
Analistler, önümüzdeki süreçte ABD-İran hattından gelecek haberlerin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacağını vurguluyor. Bunun yanı sıra ABD’de açıklanacak işsizlik maaşı başvuruları ve yurt içi finansal veriler de yakından izlenecek.
Teknik açıdan BIST 100 endeksi için 13.100 ve 13.200 seviyeleri direnç, 12.800 ve 12.700 seviyeleri ise destek olarak öne çıkıyor.
Sizce önümüzdeki haftalarda küresel piyasaların ana gündemi jeopolitik gerilimler mi yoksa merkez bankası politikaları mı olacak?
Beyaz Saray açıklamalarında diplomasi vurgusu öne çıksa da, askeri seçeneklerin masada olduğu mesajı dikkat çekiyor. Bu belirsiz ortam, yatırımcıların temkinli kalmasına neden oluyor.
Orta Doğu'daki gerilimin enerji arzına yönelik riskleri artırması, petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Ancak Hürmüz Boğazı'ndan tanker geçişlerinin artması ve saldırıların azalma eğilimi, fiyatlardaki sert yükselişi sınırlandırıyor.
Petrol fiyatlarındaki olası sıçramanın küresel enflasyonu yeniden tetikleyebileceği endişesi, merkez bankalarının politika duruşunu da etkiliyor. ABD Merkez Bankası (Fed)'nin sıkı para politikasını koruyacağı beklentisi güç kazandı.
Piyasalarda yıl boyunca faizlerin sabit kalacağı öngörüsü öne çıkarken, faiz indirimi ihtimali büyük ölçüde geri plana itildi. Fed’in açıkladığı mali tablolarda, bankanın 2025 yılı için 18,7 milyar dolar zarar açıkladığı ve son üç yıldaki toplam zararın 210 milyar doları aştığı görüldü.
Makroekonomik verilerde ise ithalat ve ihracat fiyatlarındaki güçlü artışlar enflasyon baskılarının sürdüğüne işaret etti. Buna karşın cari işlemler açığındaki gerileme, ekonomide bir dengelenme sinyali olarak yorumlandı.
ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,36 seviyelerinde dengelenirken, dolar endeksi 100 seviyesine yakın hareket ediyor. Altın fiyatları ise jeopolitik risklere bağlı olarak dalgalı bir seyir izlemeyi sürdürüyor.
Gerilimin azalabileceğine dair beklentilerle bir miktar geri çekilen altın, yeniden toparlanma eğilimine girse de yönünü netleştirmiş değil. Avrupa borsalarında ise ateşkes beklentileriyle pozitif bir hava öne çıktı.
Ancak Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon hedeflerini tehdit edebileceği uyarısında bulundu. Lagarde, kalıcı bir enflasyon baskısı oluşması halinde para politikasında sıkılaşmanın gündeme gelebileceğini belirtti.
Asya borsalarında ise belirsizliklerin sürmesi satış baskısını beraberinde getirdi. Japonya’da üretici fiyatlarının beklentilerin üzerinde artması, Japonya Merkez Bankası (BoJ) 'nın para politikasını sıkılaştırma ihtimalini güçlendirdi. Bu gelişme bölge tahvil faizlerini yukarı çekerken, risk iştahının zayıflamasına yol açtı.
Yurt içinde ise Borsa İstanbul, küresel dalgalanmalara rağmen günü yükselişle tamamladı. BIST 100 endeksi yüzde 0,26 artışla 12.963 puana ulaştı. Dolar/TL paritesi sınırlı yükseliş eğilimini sürdürürken, piyasalar bugün açıklanacak veriler ve jeopolitik gelişmelere odaklandı.
Analistler, önümüzdeki süreçte ABD-İran hattından gelecek haberlerin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacağını vurguluyor. Bunun yanı sıra ABD’de açıklanacak işsizlik maaşı başvuruları ve yurt içi finansal veriler de yakından izlenecek.
Teknik açıdan BIST 100 endeksi için 13.100 ve 13.200 seviyeleri direnç, 12.800 ve 12.700 seviyeleri ise destek olarak öne çıkıyor.
Sizce önümüzdeki haftalarda küresel piyasaların ana gündemi jeopolitik gerilimler mi yoksa merkez bankası politikaları mı olacak?