ABD istihbaratına yakın beş kaynağa göre, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın bir aylık süresine yaklaşılırken, İran’ın geniş füze cephaneliğinin yaklaşık üçte birinin imha edildiği kesin olarak değerlendiriliyor.
Kaynakların dördü, füzelerin yaklaşık üçte birinin durumunun ise daha belirsiz olduğunu ifade ediyor. Bu füzelerin bombardımanlar sonucu hasar görmüş, imha edilmiş ya da yer altı tünelleri ve sığınaklara gizlenmiş olabileceği belirtiliyor. Aynı kaynaklardan biri, İran’ın insansız hava aracı kapasitesine ilişkin istihbaratın da benzer olduğunu aktardı.
Daha önce kamuoyuna yansımayan bu değerlendirmeler, İran’ın füze kapasitesinin önemli ölçüde zayıflatıldığını ancak tamamen ortadan kaldırılmadığını gösteriyor. Tahran yönetiminin hâlâ kayda değer bir füze envanterine sahip olduğu ve çatışmalar sona erdikten sonra gömülü veya hasar görmüş bazı füzeleri yeniden kullanıma alabileceği ifade ediliyor.
Bu tablo, Başkan Trump’ın İran’ın “çok az füzesi kaldığı” yönündeki açıklamalarıyla doğrudan çelişiyor. İki taraf arasındaki bu farklı değerlendirmeler, bölgedeki gerilimin seyrine dair belirsizliği artırıyor.
İsrailli askeri yetkililer ise İran’ın savaş öncesinde İsrail’e ulaşabilecek yaklaşık 2.500 balistik füzeye sahip olduğunu belirtiyor. Üst düzey bir İsrailli yetkili, İran’ın fırlatma kapasitesinin yüzde 70’ini temsil eden 335’ten fazla füze rampasının etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Buna karşın, İran’ın elinde kalan füze sayısına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. İsrailli yetkililer, kalan yüzde 30’luk kapasitenin ortadan kaldırılmasının daha zor olacağını da kabul ediyor.
Amerikan Wall Street Journal gazetesinde yer alan haberde de benzer bir değerlendirme yer aldı. Haberde, ABD ve İsrail’in saldırılarının İran’ın füze tehdidini “yerle bir ettiği ancak tamamen ortadan kaldırmadığı” ifade edildi.
Sizce İran’ın askeri kapasitesine dair bu farklı değerlendirmeler, bölgedeki güç dengesini nasıl etkiler?