| 45 yaşındaki Kent, askeri kariyeri boyunca özel kuvvetler birliği "Green Beret" bünyesinde 11 kez yurt dışı görevine katıldı. Bu süreçte özellikle terörle mücadele ve düzensiz savaş alanlarında önemli tecrübe kazandı. Askerlik sonrasında ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı'nda (CIA) paramiliter görevler üstlendi. Bu rol, silahlı unsurlarla yürütülen ve sahada aktif çatışmayı içeren gizli operasyonlarda yer almasını sağladı. Kent, askeri tecrübesini istihbarat operasyonlarıyla birleştirerek, başta Orta Doğu olmak üzere terörle mücadele çalışmalarında ön saflarda bulundu. Daha sonra Donald Trump'ın 2020 başkanlık seçim kampanyasında terörle mücadele danışmanı olarak görev aldı. Kent'in kişisel hayatındaki bir trajedi, kariyerini şekillendiren unsurlardan biri oldu. ABD Donanması'nda kriptolog olan eşi, 2019'da Suriye'de DEAŞ'a karşı yürütülen bir operasyon sırasında hayatını kaybetti. Kent, 6 Eylül 2020'de NBC News'te yazdığı bir makalede, eşinin kaybının ardından Donald Trump ile Delaware'deki Dover Hava Üssü'nde bir araya geldiğini anlattı. Trump'ın empatisinin kendisinde derin bir etki bıraktığını ifade etti. Kent, yazısında Trump'ın "askeri gücü yalnızca gerekli olduğunda kullanma" yaklaşımını övdü ve ABD'nin 11 Eylül sonrası "sonsuz savaşlar" politikasını eleştirdi. Bu politikaların binlerce askerin hayatına ve trilyonlarca dolara mal olduğunu vurguladı. 2 yıldan fazla bir süre önce gazeteci Tucker Carlson'a verdiği röportajda, ABD'nin İran'a olası müdahalesini değerlendiren Kent, böyle bir savaşın "çok kanlı" olacağını söylemişti. Irak'taki "şok ve dehşet" harekatının uzun vadede işe yaramadığını hatırlattı. Kent, İran halkının bir saldırı durumunda liderlerinin etrafında daha da kenetleneceğini öngördü. Ayrıca, böyle bir savaştan en çok Çin'in ekonomik olarak fayda sağlayacağını ve ABD'yi Pasifik'te savunmasız bırakacağını savundu. Askeri ve istihbarat kariyerinin ardından siyasete atılan Kent, Washington eyaletinden 2022 ara seçimlerinde Kongre üyeliği için aday oldu ancak seçilemedi. Bu süreçte müdahale karşıtı söylemleriyle öne çıktı. Anti-Defamation League ve Southern Poverty Law Center gibi kuruluşlar, geçen yıl Senato onay sürecinde Kent'in aşırı sağ figürlerle bağlantılarına dikkat çekerek adaylığına karşı çıktı. 2025'te Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörlüğü'ne aday gösterilen Kent, Senato'da 52'ye karşı 44 oyla onaylanarak göreve başladı. Trump yönetimi içinde "yabancı savaşlara karşı" mesafeli duran isimlerden biri olarak tanımlandı. Kent'in ismi, siyasi kariyeri boyunca çeşitli tartışmalarla da anıldı. Sky News'ün haberine göre, aşırı sağcı gruplarla ilişkili kişilerden seçim desteği aldığı yönünde eleştiriler dile getirildi. Ayrıca, 6 Ocak 2021'deki Kongre baskınına ilişkin komplo teorilerine mesafe koymaması ve 2020 başkanlık seçimine dair tartışmalı iddiaları reddetmemesi de eleştiri konusu oldu. Senato onay oturumunda bu tür iddialara destek verdiği görüldü. Kent, dün sosyal medyadan paylaştığı istifa mektubunda, "İran'daki devam eden savaşı vicdanen destekleyemem" ifadesini kullandı. İran'ın ABD için yakın bir tehdit oluşturmadığını, saldırıların "İsrail'in ve güçlü Amerikan lobisinin baskısı" nedeniyle başlatıldığını öne sürdü. Mektubunda, yönetimin başlarında İsrailli yetkililer ve Amerikan medyasının etkili üyeleri tarafından bir dezenformasyon kampanyası yürütüldüğünü iddia etti. Bu kampanyanın İran'la savaşı teşvik ettiğini ve Irak savaşındaki hatanın tekrarlandığını savundu. Görevi süresince 11 kez çatışmaya katıldığını belirten Kent, "Amerikan halkına hiçbir fayda sağlamayan bir savaş için" gelecek nesilleri savaşmaya göndermeyi destekleyemeyeceğini vurguladı. Başkan Trump'a hitaben yazdığı mektubu, "Umarım, İran'da yaptıklarımızı ve bunu kimin için yaptığımızı düşünürsünüz... Yönünüzü değiştirip, ulusumuz için yeni bir yol haritası çizebilirsiniz" çağrısıyla tamamladı. Sizce Joe Kent'in istifası, ABD'nin Orta Doğu politikalarında bir dönüm noktası olabilir mi? |
|