Piyasa beklentileri ise endeksin 51,6 seviyesinde gerçekleşeceği yönündeydi. Bir önceki ay, yani Mart ayında endeks 53,3 olarak açıklanmıştı.
Amerikalı tüketicilerin mevcut ekonomik koşullara ilişkin değerlendirmelerini yansıtan mevcut koşullar endeksi de nisanda 5,7 puanlık bir düşüşle 50,1 seviyesine indi.
Geleceğe yönelik beklentileri ölçen tüketici beklentileri endeksi ise aynı dönemde 5,6 puan azalarak 46,1 seviyesine geriledi. Bu veriler, hem mevcut durum hem de gelecek beklentilerinde belirgin bir bozulma yaşandığını ortaya koydu.
Açıklanan veriler, enflasyon beklentilerinde de yukarı yönlü hareketin devam ettiğini gösterdi. Kısa vadeli enflasyon beklentisi nisan ayında yüzde 3,8'den yüzde 4,8'e yükselerek son sekiz ayın en yüksek seviyesine ulaştı.
Bu artış, Ağustos 2025'ten bu yana görülen en yüksek seviye olurken, pandemi öncesi dönemdeki yüzde 2,3-3 bandının da belirgin şekilde üzerine çıktı. Uzun vadeli enflasyon beklentisi ise yüzde 3,2'den yüzde 3,4'e yükselerek son ayların zirvesine çıktı.
Tüketici Anketleri Direktörü Joanne Hsu, tüketici güvenindeki düşüşün İran'daki çatışmaların ardından hız kazandığını belirtti. Endeksin tüm bileşenlerinde gerileme yaşandığını vurgulayan Hsu, düşüşün geniş tabanlı olduğuna dikkat çekti.
Hsu, tüketicilerin yüksek fiyatlar ve varlık değerlerindeki düşüşe yönelik endişelerinin arttığını ifade etti. Ayrıca, birçok tüketicinin ekonomik görünümdeki bozulmadan İran kaynaklı gerilimleri sorumlu tuttuğu aktarıldı.
Uzmanlara göre, İran'daki çatışmalara bağlı tedarik risklerinin azalması ve enerji fiyatlarında istikrar sağlanması durumunda tüketici güveninde toparlanma görülebilir. Ancak mevcut tabloda yüksek enflasyon beklentileri ve jeopolitik riskler, ABD ekonomisinde belirsizliğin devam ettiğine işaret ediyor.
Sizce tüketici güvenindeki bu tarihi düşüş, ABD ekonomisini resesyona sürükler mi?