Ancak, 28 Şubat tarihinde başlayan ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş sonrasında durum değişti. Petrol ticareti için stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki ticaretin durma noktasına gelmesiyle küresel petrol fiyatları hızla yükseldi. Bu artış, kısa sürede Avrupa piyasalarındaki akaryakıt fiyatlarına yansıdı. 30 Mart itibarıyla yapılan son güncellemeye göre, AB genelinde ortalama benzin fiyatı litre başına 1,87 avro seviyesine çıktı. Dizel fiyatındaki artış ise daha keskin oldu ve litre fiyatı 2,07 avro gibi bir rekor seviyeye ulaştı. Bu veriler ışığında, Orta Doğu krizi öncesine kıyasla AB'de benzin fiyatları yüzde 14, dizel fiyatları ise yüzde 30,2 oranında artış gösterdi. Fiyat artışlarının boyutu ise AB üye ülkeleri arasında önemli farklılıklar sergiledi. Örneğin Almanya'da savaş öncesi benzin fiyatı 1,82 avro, dizel fiyatı 1,73 avro civarındaydı. 30 Mart verilerine göre benzin fiyatı yüzde 17 artışla 2,13 avro'ya, dizel fiyatı ise yüzde 32,4 gibi çarpıcı bir artışla 2,29 avro'ya yükseldi. Fransa'da ise 23 Şubat haftasında benzin 1,71 avro, dizel 1,65 avro seviyesindeydi. Son verilere göre bu fiyatlar sırasıyla 2,01 avro ve 2,19 avro oldu. Böylece Fransa'da benzin fiyatları yüzde 17,5, dizel fiyatları yüzde 32,7 arttı. İtalya'da yaşanan artış oranları diğer büyük ekonomilere kıyasla daha düşük kaldı. Ülkede benzin fiyatı 1,65 avro'dan yüzde 4,8 artışla 1,73 avro'ya çıkarken, dizel fiyatı 1,70 avro'dan yüzde 19,4 artışla 2,03 avro seviyesine ulaştı. İspanya, listede en düşük fiyat seviyelerine sahip ülke olarak öne çıktı. Buna rağmen, benzin fiyatı 1,47 avro'dan 1,56 avro'ya (yüzde 6,1 artış), dizel fiyatı ise 1,42 avro'dan 1,78 avro'ya (yüzde 25,3 artış) yükseldi. Bu hızlı fiyat artışlarının önümüzdeki haftalarda Avrupa ekonomisi ve tüketici harcamaları üzerinde nasıl bir etkisi olacağını düşünüyorsunuz? |
|