| Bakan Gürlek, "Fobi" kavramının temelde bir korkuyu tanımladığını, ancak dünyanın pek çok bölgesinde Müslümanlara yönelik tutumun bir korkudan öteye geçtiğini vurguladı. Bu tutumun, İslam'a, Müslüman kimliğine ve İslam medeniyetine karşı sistematik bir karşıtlık ve dışlama biçimi olarak ortaya çıktığını ifade etti. Bu nedenle, meselenin yalnızca bir 'korku' olmadığını, çoğu zaman İslam karşıtlığı ve İslam düşmanlığı olduğunu belirtti. Gürlek, minarelerden, başörtüsünden veya bir inancın kamusal alandaki görünürlüğünden rahatsızlık duymanın korkuyla açıklanamayacağını kaydetti. Bir insanın inancı, kimliği veya kültürü nedeniyle hedef alınmasının, ibadet mekanlarının ve dini sembollerin aşağılanmasının insan onuruyla bağdaşmadığını vurgulayan Bakan, İslam'a ve Müslümanlara yönelik düşmanlığın kararlılıkla reddedilmesi gerektiğini söyledi. Toplumların barışını ve ortak geleceğini tehdit eden her türlü ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele etmenin önemine değindi. Farklılıkları zenginlik olarak gören, insan onurunu ve karşılıklı saygıyı merkeze alan bir anlayışı güçlendirmenin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti. Türkiye olarak, İslam düşmanlığına, ırkçılığa, yabancı düşmanlığına ve her türlü ayrımcılığa karşı mücadeleye devam edeceklerini bildirdi. İnsan onurunu, eşitliği ve hukukun üstünlüğünü savunmaya kararlılıkla devam edeceklerini sözlerine ekledi. Sizce farklılıklara saygı temelinde bir toplumsal barış inşası için en önemli adımlar neler olmalı? |
|