Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre, şüpheli, sosyal medyada tanıştığı ve “Ayşegül” ismiyle bildiği bir kadının yönlendirmesi ile ısrarı üzerine sisteme girdiğini, Bakan’a ait 4 tapu kaydına ulaştığını ve bu bilgileri aynı kişiye mesaj yoluyla ilettiğini söyledi. Kaş Tapu Müdürlüğü’nde kamu personeli olarak görev yapan Diyar Akdağ, jandarmada verdiği ifadede işlemleri “kandırıldığını fark etmeden” yaptığını öne sürerek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini bildirdi. Yaptığı sorgulamaların kasten bir suç amacı taşımadığını savunan şüpheli, “Böyle bir suça bilerek karışmadım” dedi. Akdağ, eylemin mahiyetini ve niyetini daha sonra kavradığını iddia ederek, “beni kullandığını sonradan anladım” ifadesini kullandı. Soruşturma sürecinde kendi konumuna dair açıklamalarda bulunan şüpheli memur, kasten bir kumpas organizasyonunun içinde yer almadığını savundu. Akdağ ifadesinde, “Adalet Bakanımıza yönelik kumpas ve iftira içerisinde bilinçli bir şekilde bulunmadım” dedi. Ayrıca devam eden güncel siyasi tartışmalara da atıf yapan şüpheli, “CHP lideri Özgür Özel’in Adalet Bakanımız ile ilgili söylemlerinin doğru olmadığını, iftira olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu. Akdağ'ın itiraflarının ardından soruşturma, şüphelinin irtibatlarına ve olası bağlantılarına yöneldi. Tapu memurunun sosyal medya üzerinden iletişim kurduğu ve kayıtları gönderdiği Ayşegül K. isimli kişinin daha önce “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme” suçundan sabıkalı olduğu ortaya çıktı. Adli makamlarca, Ayşegül K.’nın bazı CHP’li üst düzey siyasi isimlerle temas içerisinde olduğuna yönelik iddialar da detaylı şekilde araştırılıyor. Soruşturma kapsamında şüphelinin aile üyeleri de mercek altına alındı. Diyar Akdağ’ın babası Dursun Akdağ’ın Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olduğu belirlenirken, baba Akdağ'ın söz konusu tapu sorgu kayıtlarını CHP’li yerel yöneticilerle paylaştığına yönelik iddialar da inceleme konusu yapıldı. Öte yandan, şüphelinin bazı akrabalarına ilişkin geçmiş yıllarda çeşitli suçlamalarla adli işlem yapıldığı belirtiliyor. Bu kişilerin farklı illerde gerçekleştirilen eylem ve etkinliklerde yer aldığı ve haklarında bölücü terör örgütüyle iltisak ve irtibat iddialarına dair kayıtların bulunduğu kaydediliyor. Sizce bu olayda kişisel verilerin korunması ve kamu görevlilerinin yetkilerinin kötüye kullanılmasına karşı alınan önlemler yeterli mi? |
|