Açıklamada, bazı medya kuruluşlarında, davaya ilişkin olarak bir hakimin 'Özür dilerim, tutuklamak zorundayım.' dediği ve delilsiz şekilde tutuklama kararı verildiği yönünde iddiaların dolaşıma sokulduğu hatırlatıldı. Bu haberlerin kamuoyunda yankı bulması üzerine resmi bir açıklama yapma gereği ortaya çıktı. Adalet Bakanlığı, yapılan inceleme sonucunda söz konusu haberlerin, adli makamların yürüttüğü soruşturmaları itibarsızlaştırmaya yönelik olduğunu tespit ettiğini bildirdi. Açıklamada, bu yayınların aynı zamanda adil yargılamayı etkilemeye matuf maksatlı ve gerçeğe aykırı içerikler barındırdığı vurgulandı. Bakanlık, bahsi geçen haberlerin dezenformasyon içerdiğini ve halkı yanıltma amacı taşıdığını ifade etti. Açıklamanın devamında, kamu barışını bozma saikiyle gerçeğe aykırı bilgilerin paylaşılmasının yasal bir suç teşkil ettiğinin altı çizildi. Bu kapsamda, Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesine atıfta bulunularak, bu tür eylemlerin kanun kapsamında suç olduğu kamuoyu ile paylaşıldı. Bakanlık, yargı sürecine ilişkin asılsız iddiaların toplumsal huzuru olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. Sizce adli süreçlerle ilgili medyada çıkan iddialara karşı kamuoyu nasıl bir tutum sergilemeli? |
|