| Bakanlık tarafından BM Genel Merkezi’ndeki BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC) salonunda gerçekleştirilen “Adaletin Geleceği: Kadınların Adalete Erişimini Güçlendiren Teknolojik Yaklaşımlar” başlıklı etkinlikte konuşan Göktaş, kadınların adalete erişiminde teknolojik kapasite ile hak temelli yaklaşımın birlikte ele alınmasının bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Filistin’de yaşanan zulüm neticesinde kadınların ve kız çocuklarının yaşam hakkının ağır biçimde ihlal edildiğini belirten Bakan Göktaş, “Çatışmalar, insani krizler, iklimle bağlantılı afetler ve zorunlu yerinden edilmeler de kadınları ve kız çocuklarını orantısız biçimde etkilemektedir.” dedi. Çok boyutlu krizlerin kadınlara yönelik eşitsizlikleri derinleştirdiğini ve adalete erişimi daha kırılgan hale getirdiğini ifade eden Göktaş, bu durumun kadınların adalet sistemleriyle ilişkisini daha hassas ve stratejik bir noktaya taşıdığını kaydetti. Göktaş, “Adalet, toplumsal krizlerin yaşandığı, teknolojik dönüşümün hızlandığı ve eşitsizliklerin derinleştiği dönemlerde de erişilebilir olmalıdır. Kadına yönelik şiddet söz konusu olduğunda, adalet mekanizmalarına erişimde yaşanan her gecikme kadınların güvenliği açısından ağır sonuçlar doğurabilmektedir.” şeklinde konuştu. Türkiye olarak bu alanı temel politika önceliklerinden biri olarak gördüklerinin altını çizen Bakan, ilgili kurumlar ve paydaşlarla iş birliği içinde kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini bildirdi. Kadına yönelik şiddetle mücadelede önleme, koruma, destek ve güçlendirme başlıklarını birlikte ele aldıklarını belirten Göktaş, “6284 sayılı Kanun ile kadınlar, koruyucu ve önleyici tedbirlere ücretsiz şekilde ve delil şartı aranmadan ulaşabilmektedir. Şiddete maruz kalan ya da risk altında bulunan kadınlar için uzaklaştırma, geçici koruma, barınma, maddi destek, sağlık hizmeti ve psikososyal destek gibi tedbirler hızlıca devreye alınmaktadır.” ifadelerini kullandı. Dijital dönüşüm sayesinde kadınların adalete erişiminde gecikmelerin azaldığına ve kurumlar arası eşgüdümün güçlendiğine dikkat çeken Bakan Göktaş, teknolojik dönüşümün doğru yönlendirilmesi halinde kadınların adalete erişimini daha hızlı, kapsayıcı ve etkili hale getirebileceğini söyledi. “Dijital adalet anlayışının insan odaklı ve hak temelli bir çerçevede ilerlemesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye olarak, güçlü siyasi irade, sahada aktif çalışan sosyal hizmet yapımız ve teknolojinin sorumlu kullanımıyla kadınların adalete erişimini güçlendirmeye kararlıyız.” diye konuşan Göktaş, KADEM tarafından düzenlenen “Eril Roller, Aile Refahı ve Şiddetin Önlenmesi: Daha Adil Topluluklar İçin Toplumsal Normların Yeniden Düşünülmesi” başlıklı yan etkinlikte de bir konuşma yaptı. Bakan Göktaş, burada şiddetin önlenmesi ve aile refahının güçlendirilmesinin küresel ölçekte ortak sorumluluk olduğunu belirtti. Ailenin adalet duygusunun, merhamet anlayışının ve birlikte yaşama iradesinin biçimlendiği en temel toplumsal zemin olduğunu aktaran Göktaş, bu zemini güçlendirmenin, erkekliği güç ve tahakküm ekseninde değil, sorumluluk, empati, karşılıklı saygı ve ortak emek çerçevesinde yeniden ele almayı gerektirdiğini vurguladı. Şiddetin kalıcı biçimde önlenmesi ve aile refahının güçlendirilmesinin ancak sosyal normlarda köklü zihniyet dönüşümü ile mümkün olduğunu kaydeden Göktaş, “Aile ve Nüfus On Yılı” vizyonuyla Türkiye olarak, aile içi sorumlulukların daha dengeli paylaşıldığı bir toplumsal yapıyı hedeflediklerini söyledi. Bakım sorumluluklarının daha adil paylaşımını teşvik eden politikaları güçlendirdiklerini bildiren Bakan, “Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği üzere, ‘Babaların çocukların bakımına aktif katılımı, aile içi dayanışmayı güçlendiren ve toplumsal adaleti pekiştiren bir gerekliliktir.’ Bu anlamda bakım, sadece kadınlara yüklenebilecek bir sorumluluk değil, aile refahını güçlendiren ortak bir sorumluluktur.” dedi. Türkiye olarak hedeflerinin net olduğunu, kadınların ve erkeklerin ortak sorumluluk bilinci ile hareket ettiği, sosyal normların adalet temelinde güç kazandığı ve şiddetin yer bulmadığı bir toplumsal yapıyı inşa etmeyi amaçladıklarını vurgulayan Göktaş, bu hedef doğrultusunda ulusal ve uluslararası iş birliklerine büyük önem verdiklerini ifade etti. Bakan Göktaş, temasları kapsamında NEYAD tarafından düzenlenen Tezhip Sergisi alanını da ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldı ve eserleri inceledi. Daha sonra NEYAD’ın düzenlediği “Kadınların Güçlenmesine Yönelik Eğitsel Yollar: Liderlik ve Katılım” yan etkinliğine katıldı. Burada yaptığı konuşmada dünyada kız çocuklarının eğitime erişiminde önemli mesafeler kat edildiğini söyleyen Göktaş, eğitimi, ekonomik hayatta ve karar alma süreçlerinde etkin olmayı sağlayan bir güçlenme sürecinin ana unsuru olarak gördüklerini belirtti. “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kadınların fırsatlara erişimini, toplumsal hayata etkin katılımını ve liderlik kapasitesini güçlendiren çalışmalar yürütüyoruz.” diyen Bakan, kız çocuklarının ve kadınların özellikle STEM (fen, teknoloji, mühendislik, matematik) alanlarında daha güçlü biçimde yer almasının stratejik önemde olduğunu aktardı. “Genç kadınların STEM alanlarında geleceği şekillendiren, rol model olan ve öncülük eden isimler olarak yetişmesini hedefliyoruz. Bu yaklaşımın sahadaki somut örneklerinden biri 'Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi'dir. Bu kapsamda bugüne kadar 1864 kadın mühendislik öğrencisine destek verdik.” şeklinde konuşan Göktaş, yapay zeka ve veri bilimi alanında kadınları destekleyen programları, geleceğin liderlik alanlarına yapılan stratejik bir yatırım olarak değerlendirdiklerini belirtti. Dijital ve ekonomik uçurumların kapatılmasının kadınların güçlenmesi açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade eden Bakan Göktaş, “Bu alanlarda sağlanacak ilerleme, milyonlarca insanı yoksulluktan çıkarabileceği gibi küresel büyümeye de trilyonlarca dolarlık bir ivme kazandırma potansiyeli taşımaktadır. Eğitim aracılığıyla kadın liderliğini güçlendiren iyi uygulamaların tespit edilmesi, paylaşılması ve yaygınlaştırılması hepimizin ortak sorumluluğudur.” dedi. Sizce toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının güçlenmesi için en etkili adımlar hangi alanlarda atılmalı? |
|