Altı ülkenin yaptığı ortak açıklamada, "İran tarafından Körfez'de silahsız ticari araçlara yönelik son saldırıları, petrol ve doğal gaz tesisleri başta olmak üzere sivil altyapılara yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı'nın İran Silahlı Kuvvetleri tarafından kapatılmasını şiddetle kınıyoruz." ifadesi kullanıldı. Açıklamada, bölgedeki saldırılardaki tırmanıştan duyulan endişeye işaret edildi. İran'a yönelik olarak, "tehditlerini, mayın döşeme operasyonlarını, insansız hava aracı ve füze saldırılarını, ticari seyrüsefere yönelik boğazı tıkayan tüm girişimlerini durdurmaya" çağrısında bulunuldu. Ayrıca İran'ın, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 no'lu kararına uyması istendi. Seyrüsefer özgürlüğünün uluslararası hukukun temel ilkelerinden biri olduğu vurgulanan açıklamada, İran'ın eylemlerinin etkisinin dünyanın her yerinde hissedildiği savunuldu. Küresel denizcilik taşımacılığına yönelik bu tür dış müdahalelerin ve enerji tedarik zincirlerinin aksatılmasının, dünya barışı ve güvenliği için tehdit oluşturduğu belirtildi. Bölgedeki sivil altyapılara yönelik saldırılara derhal ara verilmesi talep edildi. Altı ülke, "Boğaz'da seyrüsefer güvenliğini sağlamak için uygun çabalara katkı sağlamaya hazırız." ifadesini kullandı. Hazırlık planlamasına katkı sağlayan ülkelerin taahhüdünün ise memnuniyetle karşılandığı aktarıldı. Açıklamada, Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) koordineli bir şekilde petrol rezervlerinin kullanımına izin vermesinden duyulan memnuniyet de dile getirildi. Enerji pazarının istikrara kavuşması için üretici ülkelerle iş birliği yapılarak üretimin artırılması da dahil farklı tedbirler alınacağı kaydedildi. Son olarak, açıklamayı yapan ülkeler, tüm ülkelerden uluslararası hukuka uymasını istedi. Bu çağrı, bölgesel gerilimlerin küresel hukuk çerçevesinde çözülmesi gerektiği mesajını verdi. Sizce uluslararası toplumun bu ortak açıklaması bölgedeki gerilimi azaltmada etkili olur mu? |
|