Altın fiyatlarındaki bu günlük yükselişin arkasında, Orta Doğu'daki gerginliğin yakın zamanda sonuçlanacağına dair piyasalarda oluşan umutlar yer alıyor. Ancak bu kısa vadeli toparlanma, genel tabloyu değiştirmekten uzak görünüyor.
Zira yüksek enerji fiyatlarının yarattığı enflasyon baskısı ve ABD Merkez Bankası Fed'in faiz indirimi yapacağına dair beklentilerin zayıflaması, altını zorlu bir aya sürüklüyor. Güçlenen dolar endeksi de bu baskıyı artıran faktörler arasında bulunuyor.
Tüm bu gelişmelerin etkisiyle, ons altın fiyatı mart ayını yaklaşık yüzde 13,7'nin üzerinde bir kayıpla kapatma yolunda ilerliyor. Bu performans, altının son 17 yılın en kötü aylık performansını sergileyeceği anlamına geliyor.
Piyasa analistleri, İran ile ilgili savaş senaryoları ve bunun tetikleyebileceği resesyon ihtimalinin fiyatlara yansımaya başladığını belirtiyor. Yatırımcılar riskli varlıklardan kaçınma eğilimine giriyor.
Uzmanlar ayrıca, yüksek enerji maliyetlerinden kaynaklanan enflasyonist ortam nedeniyle, Fed'in bu yıl içinde faiz indirimine gitme olasılığını oldukça düşük görüyor. Faizlerin yüksek kalması, altın gibi faiz getirmeyen varlıklara olan talebi olumsuz etkiliyor.
Normalde düşük faiz ortamında bir güvenli liman olarak tercih edilen altın, mevcut koşullarda bu avantajını kaybetmiş durumda. Yatırımcılar, doların güçlenmesi ve faiz beklentileri karşısında farklı arayışlara yönelebiliyor.
Sizce altın fiyatlarındaki bu keskin düşüş, uzun vadeli bir trendin başlangıcı mı yoksa geçici bir düzeltme mi?