Gram altın, Kapalıçarşı piyasasında fiziki olarak 6.855 lira seviyesinde işlem görüyor ve yaklaşık yüzde 1 değer kazanmış durumda. Ons altın ise uluslararası piyasalarda 4.720 dolar civarında seyrediyor ve yüzde 1.15’lik bir artış kaydetmiş görünüyor.
Bu yükseliş, geçen hafta yaşanan sert düşüşün ardından geliyor. Ons altın 4.100 dolar, gram altın ise 6.300 TL seviyelerini test etmişti. Mevcut hareket, bir tepki alımı olarak yorumlanıyor. Donald Trump’ın yaptığı açıklamalar ve İran’la ilgili haberlerin piyasalar üzerinde etkili olduğu belirtiliyor.
2008 Mortgage krizi döneminde de benzer bir olay yaşanmıştı. O dönemde de emtia fiyatlarında, nakit ihtiyacı nedeniyle sert düşüşler gözlemlenmişti. Mart ayı içinde de benzer bir süreç işledi.
Savaşın başlamasının ardından petrol fiyatları ve doların yükselmesiyle, altın tarafında ciddi düşüşler kaydedildi. Körfez ülkelerinde artan nakit ihtiyacı, altın satışlarını tetikledi. ETF yatırımcıları da teminat tamamlama çağrıları nedeniyle satışa yöneldi. Geçen ay yaşanan bu sert düşüşün benzerinin 46 yıldır görülmediği ifade ediliyor.
2026 yılı genel olarak bir manipülasyon yılı olarak değerlendiriliyor ve bu durumun yıl sonuna kadar sürebileceği öngörülüyor. Beklenmedik anlarda yaşanan sert düşüşler, yatırımcıları alıma sevk etti ve ciddi bir talep oluştu. Merkez bankaları da altın alımlarını artırdı. Altın fiyatları çok geniş bir bantta hareket ediyor.
Örneğin Ocak ayında 8.000 TL’nin üzerinde olan gram altın, Mart ayında 6.300 TL seviyesine kadar gerilemişti. Mart ayında altın tarafında yaklaşık yüzde 12-13 civarında bir kayıp yaşandı. Ons ve gram altındaki bu yüzde 12’lik satışların ardından, dalgalı seyrin kısa vadede devam edebileceği tahmin ediliyor.
Şimdi teknik anlamda gözler 4.850 dolar seviyesinde. Bu seviyenin, haber akışlarıyla birlikte yukarı yönlü kırılıp kırılmayacağı yakından takip edilecek. 6 Nisan tarihi burada önem taşıyor. Eğer bir barış veya ateşkes haberi gelirse, ons altının 5.000 dolar seviyesinin üzerine çıkabileceği belirtiliyor.
Ancak sürecin uzaması ve belirsizliğin devam etmesi halinde, altının 4.100 – 4.650 dolar bandında oyalanabileceği düşünülüyor. Şu an için piyasada bir kararsızlık hakim olsa da, yatırımcı açısından bakıldığında düşüşün bir alım fırsatı yarattığı vurgulanıyor.
Altın, orta ve uzun vadede güvenli bir yatırım aracı olarak görülüyor. Merkez bankaları tarafından rezerv ve para olarak değerlendirilen bir varlık konumunda. Uzun vadede yükselişlerin sürmesi bekleniyor.
Türkiye’de geçmiş 25 yıllık döneme bakıldığında, gram altının yatırımcıyı en çok kazandıran yatırım aracı olduğu ve bu alanda 1. sırada yer aldığı kaydediliyor. Aylık bazda dalgalanmalar olsa da geçen yıl da benzer bir senaryo yaşanmıştı.
Altın, geçen yıl başında 3.000 TL seviyesindeyken, yılı 6.195 TL seviyesinde tamamlamıştı. Ancak Nisan ayında İsrail ve Amerika’nın İran’a yönelik gerilimiyle fiyatlar gerilemiş, yılın son çeyreğinde ise hızlı yükselişler görülmüştü. Uzmanlar, mevcut düşüşlerin kalıcı olmasını beklemiyor.
Petrol ve doların yükselmesiyle yaşanan teminat tamamlama satışları sonucunda sert düşüşler görülse de, altın fiyatlarının orta ve uzun vadede yükseliş trendini sürdüreceği düşünülüyor.
Sizce altın, önümüzdeki dönemde yatırımcılar için hala güvenli bir liman olmaya devam eder mi?