Katılımcıların sadece yüzde 12'si ABD'yi yakın müttefik olarak nitelendirirken, yüzde 36'sı ise ABD'nin bir tehdit olduğunu ifade etti. Bu oran, ankete katılanların yüzde 29'unun tehdit olarak gördüğü Çin'in önünde yer alıyor. Belçika, Almanya, İtalya ve İspanya'daki katılımcılar, Washington'ı Pekin'den daha büyük bir tehdit olarak değerlendirdi. Sadece Fransa ve Polonya'daki katılımcılar, Çin'in ABD'den daha büyük bir tehdit olduğu görüşünü bildirdi. Ankette Rusya ise tüm katılımcıların yüzde 70'i tarafından açık ara tehdit olarak görüldü. Ülke bazında bakıldığında, İspanya'daki katılımcıların yüzde 51'i ve İtalya'dakilerin yüzde 46'sı, ABD'nin Avrupa için tehdit oluşturduğu kanaatinde. Bu görüş, yüzde 42 ile Belçika, yüzde 37 ile Fransa ve yüzde 30 ile Almanya tarafından takip ediliyor. Ankete katılanların yüzde 76'sı, kendi ülkeleri saldırıya uğrarsa ordularının bir NATO müttefikini savunmak için gönderilmesini destekleyeceklerini belirtti. Eğer saldırıya uğrayan ülke bir AB üyesi ise, bu desteğin oranı yüzde 81'e yükseliyor. Katılımcıların yüzde 19'u ülkeleri saldırıya uğradığında silah altına girmeyi kabul ederken, yüzde 47'si lojistik, tıbbi yardım veya sivil koruma gibi muharebe dışı rollerde katkıda bulunmayı tercih edeceğini ifade etti. Yüzde 16'lık bir kesim "doğrudan" dahil olmadan ülkesini destekleyeceğini, yüzde 12'si ise böyle bir durumda ülkesini terk etmeyi düşünebileceğini kaydetti. Altı ülke genelindeki katılımcıların ezici bir çoğunluğu olan yüzde 86'sı, Avrupa'nın kendi savunma kabiliyetini geliştirmesi gerektiği konusunda hemfikir. Bu oranın en yüksek olduğu ülkeler, yüzde 95 ile Polonya ve Belçika oldu; onları yüzde 89 ile Almanya izledi. Ulusal orduların yanında ortak bir Avrupa askeri gücü oluşturulması fikri ise tüm katılımcıların yüzde 69'u tarafından destek gördü. Katılımcıların yüzde 34'ü Avrupa'nın Ukrayna'ya yeterli destek sağlamadığını düşünürken, yüzde 31'i mevcut desteğin doğru seviyede olduğunu, yüzde 30'u ise Avrupa'nın çok fazla destek sağladığı görüşünü paylaştı. Sizce Avrupa'nın ABD'ye bakışındaki bu değişim, gelecekteki transatlantik ilişkileri nasıl etkiler? |
|