Gökoğlu ve beraberindeki öğrenciler, su altında karşılaştıkları çok sayıdaki denizanasını görüntülemeyi başardı. Falezlerde yürüyüş yapan vatandaşlar da deniz yüzeyini kaplayan yoğun denizanası popülasyonu karşısında şaşkınlık yaşadı. Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, gözlemlenen türün Kızıldeniz kökenli Rhopilema Nomadica olduğunu ve bu türün Akdeniz'in en büyük denizanası unvanını taşıdığını açıkladı. Gökoğlu, bu denizanalarının sürüler halinde akıntıyla İsrail, Mısır, Lübnan ve Suriye kıyılarından geçerek önce İskenderun Körfezi'ne, ardından da Antalya Körfezi'nden batıya doğru bir yolculuk yaptığını anlattı. Şubat ayı başlarından itibaren bölgede görülmeye başlanan denizanalarının yoğun geçişinin devam ettiğini vurgulayan Gökoğlu, bu durumun balıkçılar için son derece riskli olduğunun altını çizdi. Denizanalarının balıkçı ağlarına takıldığını ve ağ temizliği sırasında temas eden balıkçılarda kaşıntı, yara ve cilt tahrişi gibi etkiler görülebildiğini belirtti. Prof. Dr. Gökoğlu, ölü halde kıyıya vuran denizanalarına karşı da vatandaşları uyardı. Özellikle çocukların dokunmaması gerektiğini, yüzerken beyaz bir kütle görüldüğünde uzak durulmasını tavsiye etti. Bu canlılarla temasın yanma, kızarma, su toplama ve şiddetli kaşıntı gibi rahatsızlıklara yol açabileceğini ifade etti. Gökoğlu, denizanası geçişinin nisan sonu gibi sona ermesini beklediklerini de sözlerine ekledi. Gazipaşa'da 26 yıldır balıkçılık yapan Hasan Bülüç ise yaşadığı bir olayı anlattı. Ağına takılan bir denizanasını temizledikten sonra elinde başlayan kaşıntının tüm vücuduna yayıldığını ve Gazipaşa Devlet Hastanesi'ne başvurmak zorunda kaldığını söyledi. Elişinde şişme ve yaralar oluştuğunu aktaran Bülüç, hastanede serum ve iğne tedavisi gördüğünü belirtti. 26 yıllık meslek hayatında ilk kez böyle bir durumla karşılaştığını dile getiren balıkçı, diğer meslektaşlarını da denizanalarına dokunmamaları konusunda uyardığını kaydetti. Sizce deniz ekosistemindeki bu değişimlerle mücadele etmek için daha sıkı önlemler alınmalı mı? |
|