Apple, gelen resmi talebi geri çevirmeyerek, söz konusu anonim hesabın gerçek kimliğini yetkililere iletti. Hatta şirket bununla da yetinmedi ve şüphelinin tüm dökümlerini emniyetin masasına koydu.
İkinci vakada ise İç Güvenlik Soruşturmaları birimi devreye girdi. Kimlik dolandırıcılığı şüphesiyle yürütülen bir başka araştırmada Apple yine istenen bilgileri paylaştı. Geçtiğimiz ocak ayında yetkililere ulaşan belgelerde, şüphelinin birden fazla hesap üzerinden çok sayıda gizli e-posta adresi açtığı ortaya çıktı.
Cupertino merkezli teknoloji devi, iCloud hizmetinin büyük bir kısmını uçtan uca şifreleme ile koruyor. Bu sistem, verileri sadece kullanıcının görebileceği sağlam bir kasaya kilitliyor ve şirketin bile içeriklere erişimini engelliyor.
Ancak isim, adres ve fatura detayları gibi temel kullanıcı bilgileri bu kasanın dışında kalıyor. Ayrıca, standart e-postaların şifrelenmemiş açık yapısı, emniyet birimlerinin bu tür verilere daha zahmetsizce ulaşmasını sağlıyor.
Sizce, güvenlik soruşturmalarında şirketlerin kullanıcı verilerini yetkililerle bu şekilde paylaşması doğru bir uygulama mı?