Merhaba arkadaşlar, bugün biraz içimi dökmek istiyorum. Aralıklı Oruç (IF) yapmaya çalışıp da bir türlü uzun soluklu devam ettiremeyen, sonunda kendini suçlu hisseden var mı? Ben varım. Ve artık bunun benim için sürdürülebilir olmadığını kabul etmeye karar verdim. Bu bir başarısızlık değil, kendimi tanıma yolculuğu.
Neden Bu Kadar Popülerdi Ki?
Her yerde 16:8 veya 18:6 saatlerinden bahsediliyordu. Kilo verdirdiği, enerjiyi artırdığı, otofajiyi tetiklediği söyleniyordu. Ben de "Denemekten ne çıkar?" diyerek başladım. İlk haftalar gerçekten heyecan vericiydi. Sabah açlığına alışmak zor olsa da, öğlen yemeğini 4 gözle beklemek ve akşam yemeğinden sonra bir şey yememek... Başardığımı hissettiriyordu.
İlk Çatlaklar ve Zihinsel Yorgunluk
Ancak, bir süre sonra işler değişmeye başladı. Sürekli saat izlemek beni deli ediyordu. "Acaba 8 saatim doldu mu?", "Şimdi yesem pencereyi kapatmış mı olurum?" gibi düşünceler beynimi kemiriyordu. Sosyal hayatım allak bullak oldu. Sabah kahvaltısı için buluşan arkadaşlarıma "Ben yiyemem, orucum var" demekten sıkıldım. Akşam film izlerken atıştıramamak, keyfimi kaçırıyordu.
Yeme İlişkim Bozuldu
En kötüsü de yemeğe olan takıntılı düşüncelerimdi[/COLOR]. Oruç pencerem açılır açılmaz, sanki yarın yemek yasaklanacakmış gibi yemeye başladığımı fark ettim. Daha çok, daha hızlı... Bu, sağlıklı beslenme amacıma tamamen ters düşüyordu. Normalde sevdiğim sebzeler, salatalar yerine, "acilen doymam lazım" hissiyle daha yağlı ve karbonhidratlı şeylere yöneliyordum.
Kabullenme ve Yeni Bir Yol
Uzun süre kendimle savaştım. "Herkes yapıyor, sen neden yapamıyorsun?", "İraden zayıf" diye kendimi yargıladım. Ta ki şunu fark edene kadar: Her vücut ve her yaşam tarzı farklıdır. Benim rutinim, sosyal hayatım ve en önemlisi zihinsel sağlığım, bu kadar katı bir zaman kısıtlamasıyla uyumlu değilmiş. Bunu kabul etmek, başarısızlık değil, kendime karşı dürüst olmaktı.
Artık daha esnek bir yaklaşım benimsedim. Dengeli beslenme ve porsiyon kontrolüne odaklanıyorum. Bazen sabah acıkıyorsam, sağlıklı bir kahvaltı yapıyorum. Bazen de akşam geç saatte acıkırsam, küçük bir yoğurt yiyorum. Kendimi dinlemeyi öğreniyorum.
Siz Ne Düşünüyorsunuz?
Aralıklı Oruç sizin için uzun vadeli oldu mu? Yoksa siz de benim gibi katı kuralların stresinden bunalanlardan mısınız? Belki de sizin için mükemmel işliyordur, deneyimlerinizi merak ediyorum. Unutmayalım, sağlıklı yaşamın tek bir yolu yok. Önemli olan, bize iyi geleni bulmak.
Her yerde 16:8 veya 18:6 saatlerinden bahsediliyordu. Kilo verdirdiği, enerjiyi artırdığı, otofajiyi tetiklediği söyleniyordu. Ben de "Denemekten ne çıkar?" diyerek başladım. İlk haftalar gerçekten heyecan vericiydi. Sabah açlığına alışmak zor olsa da, öğlen yemeğini 4 gözle beklemek ve akşam yemeğinden sonra bir şey yememek... Başardığımı hissettiriyordu.
Ancak, bir süre sonra işler değişmeye başladı. Sürekli saat izlemek beni deli ediyordu. "Acaba 8 saatim doldu mu?", "Şimdi yesem pencereyi kapatmış mı olurum?" gibi düşünceler beynimi kemiriyordu. Sosyal hayatım allak bullak oldu. Sabah kahvaltısı için buluşan arkadaşlarıma "Ben yiyemem, orucum var" demekten sıkıldım. Akşam film izlerken atıştıramamak, keyfimi kaçırıyordu.
En kötüsü de yemeğe olan takıntılı düşüncelerimdi[/COLOR]. Oruç pencerem açılır açılmaz, sanki yarın yemek yasaklanacakmış gibi yemeye başladığımı fark ettim. Daha çok, daha hızlı... Bu, sağlıklı beslenme amacıma tamamen ters düşüyordu. Normalde sevdiğim sebzeler, salatalar yerine, "acilen doymam lazım" hissiyle daha yağlı ve karbonhidratlı şeylere yöneliyordum.
Uzun süre kendimle savaştım. "Herkes yapıyor, sen neden yapamıyorsun?", "İraden zayıf" diye kendimi yargıladım. Ta ki şunu fark edene kadar: Her vücut ve her yaşam tarzı farklıdır. Benim rutinim, sosyal hayatım ve en önemlisi zihinsel sağlığım, bu kadar katı bir zaman kısıtlamasıyla uyumlu değilmiş. Bunu kabul etmek, başarısızlık değil, kendime karşı dürüst olmaktı.
Artık daha esnek bir yaklaşım benimsedim. Dengeli beslenme ve porsiyon kontrolüne odaklanıyorum. Bazen sabah acıkıyorsam, sağlıklı bir kahvaltı yapıyorum. Bazen de akşam geç saatte acıkırsam, küçük bir yoğurt yiyorum. Kendimi dinlemeyi öğreniyorum.
Aralıklı Oruç sizin için uzun vadeli oldu mu? Yoksa siz de benim gibi katı kuralların stresinden bunalanlardan mısınız? Belki de sizin için mükemmel işliyordur, deneyimlerinizi merak ediyorum. Unutmayalım, sağlıklı yaşamın tek bir yolu yok. Önemli olan, bize iyi geleni bulmak.