Yenilenebilir Enerji ve Su Tasarrufunda Rekor Veriler ASELSAN’ın sürdürülebilirlik stratejisi, teorik taahhütlerin çok ötesine geçen somut sonuçlar üretiyor. Şirket, 2024 yılı içinde tükettiği elektriğin yüzde 53’ünü yenilenebilir kaynaklardan karşılarken, bu oranı önümüzdeki dönemde daha da yukarılara taşımayı hedefliyor.
Su ayak izini minimize etmek için devreye aldığı ileri düzey geri kazanım sistemleri sayesinde, 1.5 milyon metreküp su tasarrufu sağlandı. Bu miktar, binlerce hanenin yıllık su ihtiyacına denk geliyor ve kaynak verimliliği konusundaki teknolojik yaklaşımının ne denli etkili olduğunu gözler önüne seriyor.
Atık yönetiminde de döngüsel ekonomi prensiplerini benimseyen ASELSAN, tehlikeli atıklarının yüzde 99’unu geri dönüştürerek bertaraf etti. Bu süreçte, AR-GE laboratuvarlarından üretim hatlarına kadar tesislerinde uçtan uca bir dönüşüm gerçekleştirildi.
Şirketin sürdürülebilirlik çalışmaları, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi sertifikalarıyla uluslararası arenada belgelendi. Bu sertifikalar, yeşil dönüşüm hamlesinin rastgele değil, son derece planlı ve ölçülebilir bir yazılım ve proses dahilinde ilerlediğinin kanıtı niteliğinde.
ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, teknoloji üretirken doğayı korumanın artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunun altını çizdi. Görgün, "İklim nötr bir gelecek için tüm operasyonlarımızı gözden geçiriyor, yenilikçi çözümler geliştiriyoruz" ifadelerini kullandı.
Savunma sanayii gibi yüksek teknoloji ve enerji gerektiren bir sektörde, bu kapsamlı yeşil dönüşümün, sektör için yeni bir paradigma oluşturduğu görülüyor. ASELSAN’ın attığı bu adımlar, sadece çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda uzun vadeli operasyonel verimlilik ve küresel rekabet gücü için kritik bir yatırım stratejisi olarak değerlendiriliyor.
Sizce yüksek teknoloji ve savunma sanayii gibi alanlarda sürdürülebilirlik, geleceğin en önemli rekabet parametrelerinden biri haline gelecek mi?