Yunan askeri kaynaklarının iddialarına göre, Kerpe Adası'na ve Batı Trakya'ya yerleştirilen Patriot bataryaları, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait bazı kritik altyapıları kendi hava savunma şemsiyesi altına almış durumda. Bu kaynaklar, Marmara'daki Aksaz Deniz Üssü'nden Çanakkale Boğazı'na kadar uzanan bir hatta koruma sağlanabileceğini öne sürüyor.
Aynı kaynaklar, NATO düzeyinde Türkiye'ye yardım etme kapasite ve istekleri olduğunu da iddia ediyor. Onlara göre, bölgeye yönelik bir tehdit durumunda ve Ankara'nın NATO üzerinden talepte bulunması halinde, Türkiye Yunanistan'ın bu sistemleriyle korunabilecek.
Ankara'ya göre ise bu söylemler, uluslararası hukuk ihlallerini örtbas etmeye yönelik bir algı operasyonu niteliğinde. Türkiye, Yunanistan'ın İran tehdidi gerekçesiyle Dimotiko bölgesine Patriot ve Limni Adası'na F-16 savaş uçakları konuşlandırmasına da sert tepki gösterdi.
Türkiye, Yunanistan'ın bu adımlarının uluslararası hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, geçtiğimiz hafta Avrupa Birliği, ABD ve NATO'ya resmi şikayette bulundu. Türk tarafı, Atina'yı kriz fırsatçılığı yapmakla suçluyor.
Bu gelişmeler yaşanırken, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias dikkat çeken bir açıklama yaptı. Dendias, bugüne kadar 300 milyar Euro'nun üzerinde savunma harcaması yapmalarına rağmen, güçlü bir yerli savunma ve inovasyon sistemi kuramadıklarını itiraf etti.
Öte yandan, Atina yönetimi gelecek on yıl içinde 30 milyar Euro'yu bulacak yeni bir silahlanma programı yürütüyor. Bu program, Türkiye'nin yerli savunma sanayisindeki atılımlarının Yunanistan tarafından yakından takip edildiğini gösteriyor.
Sizce Yunanistan'ın "koruma" söylemi, uluslararası hukuk ihlallerini perdelemek için bir araç mı?
Aynı kaynaklar, NATO düzeyinde Türkiye'ye yardım etme kapasite ve istekleri olduğunu da iddia ediyor. Onlara göre, bölgeye yönelik bir tehdit durumunda ve Ankara'nın NATO üzerinden talepte bulunması halinde, Türkiye Yunanistan'ın bu sistemleriyle korunabilecek.
Ankara'ya göre ise bu söylemler, uluslararası hukuk ihlallerini örtbas etmeye yönelik bir algı operasyonu niteliğinde. Türkiye, Yunanistan'ın İran tehdidi gerekçesiyle Dimotiko bölgesine Patriot ve Limni Adası'na F-16 savaş uçakları konuşlandırmasına da sert tepki gösterdi.
Türkiye, Yunanistan'ın bu adımlarının uluslararası hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, geçtiğimiz hafta Avrupa Birliği, ABD ve NATO'ya resmi şikayette bulundu. Türk tarafı, Atina'yı kriz fırsatçılığı yapmakla suçluyor.
Bu gelişmeler yaşanırken, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias dikkat çeken bir açıklama yaptı. Dendias, bugüne kadar 300 milyar Euro'nun üzerinde savunma harcaması yapmalarına rağmen, güçlü bir yerli savunma ve inovasyon sistemi kuramadıklarını itiraf etti.
Öte yandan, Atina yönetimi gelecek on yıl içinde 30 milyar Euro'yu bulacak yeni bir silahlanma programı yürütüyor. Bu program, Türkiye'nin yerli savunma sanayisindeki atılımlarının Yunanistan tarafından yakından takip edildiğini gösteriyor.
Sizce Yunanistan'ın "koruma" söylemi, uluslararası hukuk ihlallerini perdelemek için bir araç mı?