Söz konusu düzenlemenin iptali için yapılan başvuru, CHP tarafından gerçekleştirildi. İptal talebinde, Anayasa'da kamu görevlilerinin verdikleri zararlar için yalnızca devlete dava açılabileceği belirtilerek, noterlere yönelik farklı düzenlemenin bu ilkeyle çeliştiği savunuldu.
Yüksek Mahkeme, yaptığı değerlendirmede noterlerin birer kamu görevlisi statüsünde olduğuna dikkat çekti. Bu nedenle, tazminat davalarının ancak idare aleyhine açılabileceğine hükmetti.
Oy birliğiyle alınan kararın gerekçesinde, noterliğin bir kamu hizmeti olduğu vurgulandı. Noterlerin atanması, denetimi ve çalışma usullerinin Adalet Bakanlığı tarafından belirlendiği hatırlatıldı.
Kararda, doğrudan notere dava açılamayacağı açıkça belirtildi. Noterlerin görevleri sırasında verdikleri zararlar için vatandaşların muhatabının noter değil, devlet olması gerektiği bildirildi.
Resmî Gazete'de yayımlanan karara göre, artık taşınmaz satışından kaynaklanan zararlarda öncelikle sorumlu taraf devlet olacak. Devlet, ödediği tazminatı ancak kusuru tespit edilen görevliden geri alabilecek.
Sizce bu karar, vatandaşların mağduriyet yaşadığı durumlarda hak arama süreçlerini kolaylaştırır mı?