Subaşı, yaptığı açıklamada, çayır, çimen, ot, ağaç ve çiçek polenlerinin bahar alerjisini tetiklediğini kaydetti. Türkiye'de bahar alerjisi görülme oranının yaklaşık yüzde 20 civarında olduğunu aktardı. Doç. Dr. Subaşı, "Bahar alerjisi olan kişilerde burun tıkanıklığı, açık şeffaf renkli burun akıntısı, kaşıntı, geniz akıntısı ve gözlerde kızarma, yaşarma gibi şikayetler gözlenebilir." ifadelerini kullandı. Soğuk algınlığında da benzer belirtiler görülse de, bu duruma ateş, boğaz ağrısı, halsizlik ve üşüme gibi akut enfeksiyon bulgularının eşlik edebileceğini vurguladı. Subaşı, soğuk algınlığının genellikle 1 hafta içinde düzelmesinin beklendiğini, ancak bahar nezlesinin daha uzun sürebileceğini belirterek, bu anlamda rahatsızlığın hafife alınmaması gerektiğinin altını çizdi. Alerjinin şiddetinin kişiden kişiye değişkenlik gösterebileceğini belirten Subaşı, maruziyet sıklığı ve süresinin de farklı olabildiğini anlattı. Burun eğriliği gibi üst solunum yolu ek hastalıklarının, kötü beslenme alışkanlıkları, hava kirliliği ve sigara dumanına maruz kalmanın alerji şiddetini artırdığını aktardı. "Dolayısıyla bazı kişilerde hafif şikayetlere sebep olup kısa sürerken, bazı kişilerde orta ve ağır şikayetlere sebep olup uzun sürebilir." diyen Subaşı, bahar alerjisinin kişinin iş, okul ve sosyal hayatını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Subaşı, bahar alerjisinin sinüzite, orta kulak enfeksiyonlarına, uyku bozukluklarına sebep olabileceğini ve astıma ilerleyebileceğini ifade etti. Korunma önerilerinde bulunan Subaşı, "Bahar alerjisi olan kişiler dışarıya çıkarken, şapka, uzun kollu giysiler, gözlük, pantolon gibi kıyafetleri kullanmalı." tavsiyesinde bulundu. Eve dönüldüğünde ise kıyafetlerin değiştirilmesini ve bol su ile duş alınmasını önerdi. Siz de bahar aylarında benzer şikayetler yaşıyor musunuz? |
|