Türkiye'nin 2016 yılına kadar doğal gaz ve petrol aramalarını yabancı ortaklarla yaptığını belirten Bakan, neticeyi değiştirmek için gidiş yolunu da değiştirmeye karar verdiklerini vurguladı. Bayraktar, "Türkiye'nin kendi gemileriyle, kendi mühendisleriyle, kendi teknisyenleriyle doğal gaz ve petrol aramaya, özellikle mavi vatanda, Akdeniz'de, Karadeniz'de yoğun bir arama programına karar verdik." dedi.
Fatih gemisinin ilk sondaj gemileri olduğunu hatırlatan Bayraktar, Yavuz, Kanuni, Abdülhamid Han, Çağrı Bey ve Yıldırım sondaj gemileri ile Oruç Reis ve Barbaros Hayrettin Paşa sismik gemileriyle birlikte dünyanın en büyük derin deniz filosuna sahip 4. ülkenin Türkiye olduğunu açıkladı. Bayraktar, "Türkiye artık kendi denizlerinde doğal gaz ve petrol arıyor." ifadesini kullandı.
Kararlılıkla yürütülen çalışmalar sonucunda 2020'de Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfinin yapıldığını hatırlatan Bakan, konuşmasına şöyle devam etti: "Çok kısa bir süre içerisinde 2023 yılının nisan ayında Sakarya Gaz Sahası adını verdiğimiz bu sahadan aldığımız gazı Zonguldak'a getirdik. O gazı yaktık ve ondan sonra da şimdi evlerimizde 4 milyon hanede bu doğal gazı kullanır hale getirdik."
Bayraktar, evlerde kullanılan doğal gazda dışa bağımlılığı azaltmaya başladıklarını belirterek, 2026 yılının önemli bir yıl olacağını söyledi. "İnşallah bunu iki katına çıkaracağız. 8 milyon hanenin ihtiyacını karşılayacağız. 2028'de 4 katına çıkaracağız, yaklaşık 16-17 milyon hanenin doğal gazını kendi gazımızla Karadeniz'den karşılar hale geleceğiz." dedi.
Karadeniz'de yeni sondajlara başladıklarını ve farklı coğrafyalarda da arayışları sürdürerek, Türkiye'nin yurt içi ve dışındaki üretimini artırmaya devam edeceklerini ifade etti. Bayraktar, dün Somali'de olduklarını anımsatarak, "İnşallah Cenabıhak, orada bir müjdeyi hem Somali halkına hem milletimize vermeyi bizlere nasip eder." şeklinde konuştu.
Bir zamanlar terörle anılan Gabar Dağı'ndaki petrol arama faaliyetlerine de değinen Bakan, Türkiye'nin şu anda 2021 yılında keşfettiği petrolle beraber günde yaklaşık 80 bin varillik üretime ulaştığını vurguladı. Bunun bugünkü petrol fiyatlarıyla ülkeye katkısının 3,5 milyar dolara yakın olduğuna dikkati çekti.
"Artık rafinerilerimiz kendi petrolümüzü kullanıyor." diyen Bayraktar, Gabardaki faaliyetin, Terörsüz Türkiye sürecinin önemli bir örneği olduğunu belirtti. "Türkiye, petrolünü ve doğal gazını kendi karalarında ve denizlerinde, mavi vatanında arayan, bulan, üreten bir ülke haline geldi." ifadelerini kullandı.
Bayraktar, Mersin Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde 4 reaktörün inşasının sürdüğünü, birinci reaktörün yüzde 95'in üzerinde tamamlandığını ve testlerinin devam ettiğini bildirdi. Hedeflerinin bu yılın sonuna kadar ilk elektriği Akkuyu'dan üretebilmek olduğunu söyledi.
Dünyada bir maden savaşı olduğunu belirten Bakan, Türkiye'nin dünyada maden çeşitliliğinde ilk 10'daki ülkelerden biri olduğunu dile getirdi. 90 çeşit madenden 70'inin Türkiye'de bulunduğunu kaydeden Bayraktar, bu madenleri ekonomiye doğru şekilde katmanın önemine işaret etti.
Hem doğal gazda hem de elektrikte benzeri olmayan bir devlet desteği uygulandığına dikkati çeken Bayraktar, "Bugün halihazırda yaptığımız son fiyat düzenlemelerine rağmen, doğal gaz faturalarının yüzde 45'ini meskenlerde Hazine'miz karşılıyor. Elektrikte bu oran yüzde 50-52'ler nispetinde." dedi.
Sizce Türkiye'nin enerjideki bu atılımları, dışa bağımlılığı ne ölçüde azaltabilir?