Toplantıda, Almanya, Fransa, İtalya, Japonya, Hollanda ve İngiltere ile birlikte Belçika’nın da söz konusu bölgedeki operasyona katkı sunması yönündeki talep görüşüldü. Hükümet, bu konudaki nihai tutumunu netleştirdi. Kabine toplantısı sonrasında varılan sonuçta, Belçika’nın ancak "kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve açık bir uluslararası çerçeveye sahip bir misyonun oluşturulması halinde" katkıda bulunmaya hazır olduğu açıklandı. Nihai kararın ise bu şartların gerçekleşmesinin ardından tüm unsurlar dikkate alınarak verileceği ifade edildi. Belçika kabinesi, aynı zamanda Umman, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkelerinden gelen askeri destek taleplerini de değerlendirme altına aldı. Bu taleplerin detaylı bir şekilde incelenmesine karar verildi. Hükümet, bu inceleme sürecinin Savunma Bakanlığı yerine Dışişleri Bakanlığının diplomatik ağı üzerinden yürütülmesini kararlaştırdı. Sürecin diplomasi kanallarıyla ilerletilmesi tercih edildi. Bölgedeki diplomatların, söz konusu destek taleplerinin kapsamını netleştirmesi ve Belçika’nın askeri alanın ötesinde ne tür katkılar sunabileceğini değerlendirmesi bekleniyor. Bu diplomatik görüşmeler, Belçika'nın nihai pozisyonunu şekillendirecek. Sizce Belçika'nın Hürmüz Boğazı'na yönelik bu şartlı yaklaşımı, bölgedeki gerilimi azaltmada etkili olur mu? |
|