Temel model, her türlü yemeği yapabilen çok amaçlı bir mutfak robotu gibi bir şey. İçine hangi malzemeyi atarsanız ona uygun bir sonuç çıkarıyor. TRIBE v2’nin eğitilmesi için 720 farklı kişiden toplanan ve 1000 saati aşan ‘fMRI’ kayıtları kullanıldı.
Tıpkı bir fotoğraf makinesinin anı yakalaması gibi beynin oksijen seviyesini ve kan akışını görüntüleyen bu teknoloji, yapay zekanın insan zihnini anlaması için adeta bir rehber oldu. Ortaya çıkan sonuçlar eski usul doğrusal yöntemleri açık ara geride bırakıyor ve isabet oranında ciddi bir sıçrama yaşatıyor.
Üstelik TRIBE v2 daha önce hiç görmediği yeni kişilerde ve olaylarda bile turnayı gözünden vurmayı başarıyor. Araştırmanın belki de en can alıcı noktası ‘In Silico’ deneylere olanak tanıması. Diğer bir deyişle bilim insanları artık gerçek insanları laboratuvara sokmadan yalnızca bilgisayar simülasyonları üzerinden beynin nasıl tepki vereceğini test edebilecekler.
İnsan beyninin duyma, görme ve okuma gibi farklı hisleri nasıl birleştirdiğini ince ince işleyen TRIBE v2, tıp dünyasında yeni bir sayfa açabilir. Atılan bu adım, yapay zekanın sadece metin yazmak veya görsel üretmek için değil, insan doğasını çözmek için de ne kadar güçlü bir teknoloji olduğunu kanıtlıyor.
Sizce bu tür beyin modelleri, gelecekte zihinsel hastalıkların tedavisinde çığır açabilir mi?