Arkadaşlar, artık dayanacak gücüm kalmadı. Tribünlerdeki ruhu, o sesi, o coşkuyu satın almak için ödediğimiz rakamlar, artık bir lüks meselesini çoktan aştı. Bu, bizim gibi sezonluk bileti olan, her maça koşa koşa giden, takımını en zor anında bile yalnız bırakmayan sadık taraftara yönelik açık bir hakaret ve saygısızlık seviyesinde. Kulüpler, bizleri sadece birer "gelir kalemi" olarak görüyor. Bu isyandır!
Cebimizdeki Son Kuruşa Kadar Hesap Soruluyor
Bir maç bileti almak için artık küçük bir servet ödüyoruz. Benzin, yemek, belki bir tişört derken, ailecek stada gitmek neredeyse bir aylık market parasına denk geliyor. Peki karşılığında ne alıyoruz? Çoğu zaman vasat futbol, yönetim hataları ve her şeye rağmen desteğimizi esirgemeyen biz taraftarlardan daha fazlasını koparma çabası. Sadakatimizin bedeli bu kadar ağır olmamalı.
Stadyumlar Kimin İçin? Ruh mu, Para mı?
Yeni, modern, lüks stadyumlar yapıldı. Ama bu stadyumların ruhunu biz, sıradan taraftarlar oluşturuyoruz. O "seyirci" görüntüsü biziz. Ancak fiyatlar öyle bir noktaya geldi ki, artık o tribünlerde büyüyen, babasından miras almış gerçek taraftar yerini, sadece "etkinliğe" gelen, maç boyu telefonuyla oynayan bir kitleye bırakma tehlikesi var. Ruhsat satılıyor, ruhumuz pazarlık konusu yapılıyor. Bu kabul edilemez.
Adil Fiyatlandırma ve Sadakatin Karşılığı Nerede?
Kimse bedava izlemekten bahsetmiyor. Anlıyoruz, kulüplerin gelire ihtiyacı var. Ama bu, varlık sebebi olan taraftarı soyacak kadar acımasız olmak anlamına gelmemeli. Sezonluk biletlere zam üstüne zam geliyor. Tek maç biletleri uçuyor. Gençlere, ailelere yönelik ciddi indirim kampanyaları nerede? Sadık taraftar ödüllendirilmek yerine cezalandırılıyor. Bu politika, uzun vadede tribünleri sessizliğe ve stadyumları ruhsuz beton yığınlarına dönüştürür.
Bu gidişata dur demenin zamanı geldi de geçiyor. Biz olmadan, bizim sesimiz, renklerimiz, inancımız olmadan bu lig, bu maçlar, bu kulüplerin hiçbir anlamı kalmaz. Sesimizi duyurmazsak, cebimizden çıkan her kuruş bu saygısızlığa onay vermek olur.
Siz ne düşünüyorsunuz? Bu fiyatlar sizin de bütçenizi zorluyor mu? Yoksa ben mi abartıyorum? Haksız mıyım? Aşağıda fikirlerinizi bekliyorum!
Bir maç bileti almak için artık küçük bir servet ödüyoruz. Benzin, yemek, belki bir tişört derken, ailecek stada gitmek neredeyse bir aylık market parasına denk geliyor. Peki karşılığında ne alıyoruz? Çoğu zaman vasat futbol, yönetim hataları ve her şeye rağmen desteğimizi esirgemeyen biz taraftarlardan daha fazlasını koparma çabası. Sadakatimizin bedeli bu kadar ağır olmamalı.
Yeni, modern, lüks stadyumlar yapıldı. Ama bu stadyumların ruhunu biz, sıradan taraftarlar oluşturuyoruz. O "seyirci" görüntüsü biziz. Ancak fiyatlar öyle bir noktaya geldi ki, artık o tribünlerde büyüyen, babasından miras almış gerçek taraftar yerini, sadece "etkinliğe" gelen, maç boyu telefonuyla oynayan bir kitleye bırakma tehlikesi var. Ruhsat satılıyor, ruhumuz pazarlık konusu yapılıyor. Bu kabul edilemez.
Kimse bedava izlemekten bahsetmiyor. Anlıyoruz, kulüplerin gelire ihtiyacı var. Ama bu, varlık sebebi olan taraftarı soyacak kadar acımasız olmak anlamına gelmemeli. Sezonluk biletlere zam üstüne zam geliyor. Tek maç biletleri uçuyor. Gençlere, ailelere yönelik ciddi indirim kampanyaları nerede? Sadık taraftar ödüllendirilmek yerine cezalandırılıyor. Bu politika, uzun vadede tribünleri sessizliğe ve stadyumları ruhsuz beton yığınlarına dönüştürür.
Bu gidişata dur demenin zamanı geldi de geçiyor. Biz olmadan, bizim sesimiz, renklerimiz, inancımız olmadan bu lig, bu maçlar, bu kulüplerin hiçbir anlamı kalmaz. Sesimizi duyurmazsak, cebimizden çıkan her kuruş bu saygısızlığa onay vermek olur.
Siz ne düşünüyorsunuz? Bu fiyatlar sizin de bütçenizi zorluyor mu? Yoksa ben mi abartıyorum? Haksız mıyım? Aşağıda fikirlerinizi bekliyorum!