BM verilerine göre, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik ilerleme, mevcut krizin hızına yetişemeyecek kadar yavaş seyrediyor. Raporda, 2,1 milyar insanın güvenli içme suyuna erişimi olmadığı bilgisi yer alıyor. Raporda, su eşitsizliğinin toplumsal maliyetine ve cinsiyet boyutuna özel bir parantez açıldı. Dünyada 1,8 milyar insanın su şebekesi bulunmayan evlerde yaşadığı belirtilirken, bu hanelerin %70’inde su temini yükünün kadınlar ve kız çocuklarının üzerinde olduğu vurgulandı. "Kadınlar ve kız çocukları her gün yaklaşık 250 milyon saatini su temin etmek için harcıyor. 15 yaş altı kız çocuklarının bu riski üstlenme olasılığı, erkek çocuklarına göre iki kat daha fazla." ifadeleri raporun çarpıcı tespitleri arasında. Su toplamak için harcanan bu devasa mesai; eğitim, istihdam ve kamusal hayata katılım fırsatlarını doğrudan yok ediyor. Ayrıca su temini sürecinde kadınların fiziksel yaralanma, taciz ve şiddete maruz kaldığına dair veriler, küresel eşitsizliğin yarattığı güvenlik açığını da gözler önüne seriyor. 12 BM kuruluşunun katkısıyla hazırlanan rapor, mevcut küresel düzenin insani krizler karşısındaki hantal yapısını bir kez daha eleştiri oklarının hedefine yerleştirdi. Sizce temiz suya erişim, küresel öncelikler listemizde hak ettiği yerde mi? |
|