Bestede, Çanakkale Savaşları'nda yaşanan tarihi olaylar ile öne çıkan şahsiyetlerin hikayeleri müzik ve şiir aracılığıyla işleniyor. Kaçar, Çanakkale Zaferi'nin Türk milleti için taşıdığı büyük anlamın kendisini böyle bir eser bestelemeye yönelttiğini ifade etti. Bestekar, "Türk musikisinde böyle uzun soluklu bestelerimizin sayısı çok az. Bu destanı notalara dökmek, Türk musikisi makamlarıyla ifade etmeyi çok arzu ediyordum." dedi. Eserin adı, "armağan" anlamına gelen "bergüzar" kelimesinden geliyor. Kaçar, "Şehitlerimiz bu ülkeyi bize armağan etti. Bir bestekar olarak benim de onlara bir armağanda bulunmam lazım diyerek bu yola çıktım." şeklinde konuştu. Eser, hem özgün formlar içeriyor hem de türkü, ilahi, kaside gibi yapıları barındırıyor. Bestekar, eseri 15. yüzyıl bestekarlarından Abdülkadir Meragi'nin "Nevbet-i Mürettep" formundan esinlenerek oluşturduğunu kaydetti. Zirgüleli hicaz makamıyla başlayan eserde, suzinak, nihavent, hicazkar, rast gibi birçok makam kullanıldı. Kaçar, bestede kulakta kalıcı ezgilere özellikle önem verdiğini, çünkü gençlerin akılda kalıcı ezgileri daha kolay benimsediğini vurguladı. Eserde, 13 şiir ve 13 olayın yer aldığı ve bu şiirlerin eşi Dr. İzzet Kaçar'ın katkısıyla yazıldığı belirtildi. Çanakkale Savaşları'nın başlangıcından bitişine kadar uzanan tarihsel süreç, bestede adım adım anlatılıyor. Nusret Mayın Gemisi'nin başarısı, Seyit Onbaşı'nın kahramanlığı, 57. Alay'ın mücadelesi ve Conkbayırı'ndaki kritik anlar eserde işlenen konular arasında. Kaçar, Mustafa Kemal Atatürk'ün "Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum." sözünün geçtiği anın da bestede yer aldığını aktardı. Eserde ayrıca Ezineli Yahya Çavuş, Yarbay Hasan Bey ve Saka Mustafa gibi isimlerin hikayelerine de yer veriliyor. Savaşın cephe boyutunun yanı sıra, geride kalanların hikayeleri de anlatılıyor. Eşini cepheye gönderen ve yıllarca onun dönüşünü bekleyen Fatma Hanım'ın hikayesi de bestede işlenen konulardan biri. Bestekar, Çanakkale'de 13-14 yaşındaki gençlerin bile vatan için fedakarlık yaptığına dikkat çekti. Galatasaray Lisesi, Konya Lisesi gibi okullardan giden gençlerin destan yazdığını ifade etti. Kaçar, Çanakkale'de yaşananların unutulmaması ve yeni nesillere aktarılması gerektiğinin altını çizdi. Nitelikli Türk musikisi aracılığıyla milli ve manevi değerlerin gençlere ulaştırılabileceğini savundu. "Yeni besteler yapılması gerekiyor. Hep eskiyi tekrar etmek gençlik için cazip olmuyor. Türk musikisinin yeni bestekarlara ihtiyacı var." diyen Kaçar, bu yolda çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Gülçin Yahya Kaçar, "Bergüzar-ı Çanakkale" bestesinin ardından Çanakkale için yeni eserler üretmeye devam ediyor. Beste, ilerleyen dönemde CD formatına getirilerek, yabancı dillere çevrilmek ve kitaplaştırılmak isteniyor. Sizce Türk müziğinin klasik formları, Çanakkale gibi tarihi destanları yeni nesillere aktarmak için etkili bir araç olabilir mi? |
|