Hakim, dosyaya gelen evrakı okuduktan sonra sözü sanıklara verdi. Sanık Kılınçarslan, iddianamede yer alan suçlamaları kabul etmediğini belirterek, adı geçen isimlerle görüşmediğini savundu. Sanık Hüseyin Yaşar ise, önceki celsede tanık olarak dinlenilen Yılmaz Özkanat'ın beyanlarının gerçeği yansıtmadığını iddia etti. Yaşar, "Özkanat benimle Ankara'da bir otelde yan yana geldiğini söylüyor. Yalan söylüyor. Biz aksine Batman'da bir araya gelmiştik" ifadelerini kullandı. Yaşar, kimseyi oyu için yönlendirmediğini, kızının zaten yedek üye olarak seçildiğini ve kendisine parti meclisi üyeliği için söz verilmediğini öne sürdü. "Özgür Özel için para karşılığı oy istemedim, bu da başka bir iftira" diyen Yaşar, Özkanat hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirterek beraatini talep etti. Sanık Metin Güzelkaya da hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini ve tanık Veysi Uyanık'ın kendisine iftira attığını savundu. Güzelkaya, "Ben kimseden para almadım, oyumu değiştirmedim. TBMM'ye gitmedim, Özgür Karabat ile görüşmedim. Oyumu da Kılıçdaroğlu'na verdim" şeklinde konuştu. Sanık Serhat Can Eş ise, hakkındaki suçlamaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, CHP içinde değişikliğe ihtiyaç duyulduğu için Özgür Özel'i desteklediğini söyledi. Eş, "Önceki celsede beni suçlayan tanık, ben onu görevden aldıktan sonra ifade veriyor. 'Bizi pavyona götürdü, bin dolar verdi' diyor. Yalan" dedi. Eş, HTS kayıtlarının çıkartılmasını istediğini belirterek, "Haysiyetimizle oynuyorlar. Amaçları CHP'nin değişimini durdurmak. Bir insan il başkanlığını 1500 dolara satar mı?" ifadelerini kullandı. Sanık savunmalarının ardından tanık beyanlarına geçildi. Tanık Veysi Uyanık, Metin Güzelkaya'nın kendisini İstanbul'a davet ettiğini ve bir otelde Özgür Karabat ve Ekrem İmamoğlu ile görüştürdüğünü anlattı. Uyanık, toplantıda İmamoğlu'nun CHP içinde değişim gerektiğini vurguladığını ve Özgür Özel'in genel başkan olması için herkesin elinden geleni yapması gerektiğini söylediğini iddia etti. Uyanık, daha sonra Ankara'ya giderek Özel'in seçim ofisine gittiğini ve orada herkese para dağıtıldığını öne sürdü. Uyanık, "Özgür Karabat ile görüştüm, 'Herkese bir şey dağıtıyorsunuz, bize ne vereceksiniz?' dedim. Karabat da '100 bin verelim' dedi" şeklinde konuştu. Arabada gıda kartları gördüğünü ve toplam değerinin 1,5 milyon lira olduğunu sonradan öğrendiğini belirtti. Tanık, Ekrem İmamoğlu'nun cezaevinden yaptığı açıklamadan sonra dayanamayıp savcılığa giderek bildiklerini anlattığını söyledi. "Bu artık devletin meselesidir. Kurucu partinin geldiği hale bak" diyerek beyanını tamamladı. Tanık Mehmet Sevigen ise görgüye dayalı bilgisi olmadığını, televizyon programlarında 38. Kurultay'dan "şaibeli" diye bahsedildiğini ve CHP yönetiminin sustuğunu dile getirdi. "Gerçek CHP'liler oylarını para karşılığı değiştirmezler" diyen Sevigen, partinin adliye koridorlarına düşmesine üzüldüğünü ifade etti. Müşteki avukatı Onur Yusuf Üregen, tanık ifadelerine katıldığını, şu aşamada herhangi bir talepleri olmadığını belirtti. Sanık avukatı Çağlar Çağlayan ise tanık beyanlarının cezalandırmaya esas olmadığını öne sürdü. Çağlayan, tanıkların CHP ile husumetinden dolayı tanıklık yaptıklarını savunarak, "Veysi Uyanık ve Yusuf Göğerkaya hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istiyoruz. Bu kişiler tanık değil, sanık olarak yer alması gereken kişilerdir" dedi. Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Özgen Nama'nın ifadesinin sonraki celsede alınmasına karar verdi. Duruşma, 6 Mayıs tarihine ertelendi. Sizce bu davada tanık beyanları sanıkların savunmalarını ne ölçüde etkiler? |
|