Bakan Göktaş, çalıştayda iki gün boyunca uzmanlar ve kurum temsilcilerinin aileyi ilgilendiren meseleleri büyük bir dikkatle ele aldığını belirtti. Bağımlılıktan demografik dönüşüme kadar pek çok kritik başlığın çok boyutlu olarak konuşulduğunu ifade etti. Sağlıklı ailenin, toplumu koruyan en güçlü zemin olduğuna dikkati çeken Göktaş, "Bir ülkede aile yapısı sağlam olduğunda, çocuk daha güvende olur. Gençler, karşılaştığı riskler karşısında daha dirençli hale gelir." şeklinde konuştu. Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü toplum için güçlü aile vurgusunu anımsatarak, günümüzde aileyi etkileyen dinamiklerin tek tip olmadığını söyledi. Yaşlı nüfusun artışı ve demografik dönüşümün, ailelerin bakım kapasitesini yeniden şekillendirdiğini kaydetti. Engelli bir evlada sahip olmanın büyük bir adanmışlık olduğunu vurgulayan Bakan, evde bakım hizmetlerinden sosyal destek modellerine kadar sunulan her katkının, ailenin bütününü güçlendirdiğini belirtti. Bağımlılığın ailedeki güven ortamını sarsan bir süreç olduğuna değinen Göktaş, doğru destek mekanizmaları devreye girdiğinde ailenin bu süreci yüklenen bir yapı olmaktan çıkacağını ifade etti. İyileşmenin en güçlü dayanağının aile olduğuna dikkati çeken Göktaş, "Erken farkındalık, etkili danışmanlık ve tedavi sonrası sosyal uyum desteği, bu sürecin vazgeçilmez unsurlarıdır." dedi. Kimlik gelişimi süreçlerinde yaşanan karmaşaların da önemli bir başlık olduğunu söyleyen Bakan, çocukların çok erken yaşlardan itibaren kontrolsüz bir dijital içerik akışına maruz kaldığını vurguladı. Bakanlık olarak aileyi korumayı ve güçlendirmeyi esas alan çok yönlü çalışmalar yürüttüklerini belirten Göktaş, 2024-2028 dönemini kapsayan Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planı ile kurumsal yapıyı güçlendirdiklerini açıkladı. Sosyal Risk Haritaları ile ilçe, mahalle ve hane ölçeğinde aileleri yakından takip ettiklerini kaydeden Göktaş, suça sürüklenen çocuklar ve kadına yönelik şiddet alanlarında bu haritalarla sahada çalışmalar başlattıklarını söyledi. Çocuklara daha güvenli bir dijital ortam sunmak amacıyla sosyal medya düzenlemesini önemli bir adım olarak gördüklerini ifade eden Bakan, "Ülkemize özgü bir model geliştirmek amacıyla yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda, 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinin temel çerçevesini oluşturduk." dedi. Göktaş, düzenlemenin "2 hafta önce komisyondan geçtiğini ve şu anda TBMM Genel Kurulu'nda görüşmelerin başladığını" açıkladı. Bu yeni düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan önemli yükümlülükler getirdiklerini belirtti. Özellikle oyun derecelendirilmesine yönelik içeriklerin hassas olduğunu vurgulayan Göktaş, "Oyun derecelendirilmesi 18 yaş artı olarak otomatik olarak sayılacak." şeklinde konuştu. Sosyal medya düzenlemesinin Fransa, İtalya, İspanya, ABD gibi pek çok ülkede tartışılan bir konu olduğunu hatırlatan Bakan, benzer risklerden çocukları korumak adına bu adımı attıklarını söyledi. "18 ay boyunca çok yoğun bir çalışma gerçekleştirdik. Uzmanları, akademisyenleri, çocukları, anneleri ve babaları dinledik. Onları bu sürecin bir parçası haline getirdik." diyen Göktaş, bu düzenlemenin çocukları sansürleyen değil, koruyan bir adım olduğunu vurguladı. Ankara'da sadece bu konuyu ele alan uluslararası bir toplantının da planlandığını belirten Bakan, amaçlarının farkındalığı artırmak ve daha güvenli bir gelecek sunmak olduğunu kaydetti. "Aile Dostu Ekosistem" anlayışıyla yol aldıklarını ifade eden Göktaş, Cumhurbaşkanının takdirleriyle ilan edilen 2025 Aile Yılı'nda aileyi güçlendirmeyi ortak bir hedef haline getirdiklerini söyledi. 2026-2035 dönemini kapsayan "Aile ve Nüfus 10 Yılı"nda da çalışmaları aynı kararlılıkla sürdüreceklerini belirten Göktaş, aileyi güçlendiren her çalışmayı toplumsal dayanıklılığı artıran stratejik bir adım olarak gördüklerini sözlerine ekledi. Etkinlikte Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın ve Cihannüma Derneği Başkanı Selim Cerrah da birer konuşma yaptı. Sizce çocukların sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırı ve içerik denetimi getiren düzenlemeler etkili olur mu? |
|