Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çanakkale Deniz Zaferimizin 111. yıl dönümünü büyük bir gururla idrak ediyoruz" ifadelerini kullandı. Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale Destanı'nın üzerinden tam 111 sene geçtiğini belirtti. Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordunun, tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferi’nin 111. yılında, kanlarıyla toprağı sulayan tüm şehitleri rahmetle ve şükranla yad ettiğini söyledi. Muhterem hatıralarını gönlümüzün en mutena köşesinde yaşatacaklarını ifade etti. Erdoğan, merhum Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşı’ndaki "Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı" dizesini hatırlatarak, milletin neredeyse her ferdinin şehit evladı, şehit yakını olduğunu kaydetti. Anadolu’nun her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adı olduğunu vurguladı. Şehit evladı olan aziz milletin nazarında cennet vatanın her karış toprağının Conkbayırı, Gelibolu ve Çanakkale olduğunu belirtti. Dost düşmanın iyi bildiği gibi Çanakkale’nin geçilmez olduğunu ve dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin nişanesi olacağını söyledi. Türkiye’nin sadece 783.000 kilometrekare’den ibaret olmadığının en büyük şahidinin Çanakkale olduğunu ifade etti. Çanakkale’yi geçilmez kılanın irade, ittihat fikri ve mücadele azmi olduğunu dile getirdi. Çanakkale’de Anadolu’nun her ili, bir ilçesinin bulunduğunu, Saraybosna, Balkanlar, Kafkaslar ve Kuzey Afrika’nın da orada olduğunu söyledi. Çanakkale’nin, Asım’ın Nesli diye adlandırılan o mübarek neslin bıraktığı bir miras ve destan olduğunu belirtti. Çanakkale Savaşı’nın epik bir kahramanlık hikayesi olduğu kadar dramatik bir hikaye de olduğunu kaydetti. "Çanakkale içinde aynalı çarşı" türküsünün, henüz bıyığı terlememiş delikanlıların, lise ve darülfünun talebelerinin türküsü olduğunu ifade etti. 1914-1918 yılları arasında Kastamonu Abdurrahmanpaşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi ve Kayseri Lisesi talebelerinin tamamının Çanakkale’de şehit olduğu için mezun veremediğini hatırlattı. Milli şair Akif’in mısralarının bu acı hakikati dile getirdiğini söyledi. Bir milleti büyük yapanın sadece zaferleri değil, aynı zamanda eğitimli, öz güven sahibi, iyi yetişmiş fertleri olduğunu vurguladı. Göreve geldikleri günden beri bu hassasiyetle çalıştıklarını, eğitime önem ve öncelik vermeyi ihmal etmediklerini belirtti. Güçlü toplum, güçlü ülke hedefini ancak iyi eğitim almış, güçlü bir insan kaynağı ile gerçekleştirebileceklerinin farkında olduklarını ifade etti. "Köklerden Geleceğe" şiarıyla hayata geçirdikleri "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" ile çalışmaları daha kapsamlı bir zemine oturttuklarını açıkladı. Aileleri her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmadıklarını, ders kitaplarını çocuklara eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıttıklarını söyledi. Eğitim kurumlarını; spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar ve akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduklarını belirtti. 821 binden fazla öğretmenin atamasını yaparak eğitim ordusunun gücüne güç kattıklarını ifade etti. Atamaların yanı sıra öğretmenlerin mali ve sosyal imkanlarında da kayda değer iyileştirmeler gerçekleştirdiklerini kaydetti. En son Fatmanur Çelik öğretmenin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarını lanetlediklerini, bunları tasvip etmediklerini ve bunların kökünün kazınması gerektiğini tekrar vurguladı. "Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir" dedi. Öğretmene kalkan elin, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançer olduğunu söyledi. Çocukları ve gençleri bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren değerli öğretmenlere karşı şiddete toleranslarının olmadığını, olamayacağını ve asla olmayacağını belirtti. Öğretmenlerin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceklerini ifade etti. Sizce eğitimde kalıcı başarı için en öncelikli adım nedir? |
|