Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

📍Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından basın mensuplarına önemli ...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı kesimlerin meydanlarda nutuk atarken, kimilerinin ise yolsuzluklarını perdelemek için Nutuk önünde poz verdiğini ifade etti. Kendisi ve kabinesi olarak ise Türkiye Yüzyılı’nı inşa mücadelesini azimle sürdürdüklerini vurguladı.

Türkiye'nin, ana muhalefetin köpürtmeye çalıştığı yapay gündemlere takılmadan hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlediğini söyledi. Hükümetin gündemine hakim olduğunu ve kimsenin gündem dayatamayacağını, suni tartışmalarla Türkiye'nin gündeminin saptırılamayacağını açıkça belirtti.

Yakın vadeli siyasi koordinatlarda erken seçim veya ara seçim gibi bir konunun yer almadığının bilinmesini istedi. Bölgedeki kriz ve çatışmalar yaşanırken tek gündemlerinin ülkeyi bu ateşten uzak tutmak ve milletin sofrasındaki ekmeği büyütmek olduğunu kaydetti.

Bu dışındaki her tartışmayı havanda su dövmek olarak gördüklerini, asıl amacın iş yapmak, hizmet üretmek ve millete hizmet etmek olduğunu dile getirdi. Yatırıma, üretime ve kalkınmaya gitmesi gereken kaynakları hortumlayanlarla hukuk dairesi içinde mücadele ettiklerini ifade etti.

Ülkenin itibarını hem ulusal hem uluslararası ölçekte artırmanın mücadelesini verdiklerini, başkaları ne yaparsa yapsın işlerine baktıklarını söyledi. Türkiye'yi güçlü ekonomisiyle küresel oyuncu haline getirmeye odaklandıklarını belirtti.

Son kabine toplantısından bu yana teknolojiden ulaştırmaya, iletişimden tarıma geniş bir yelpazede eser ve hizmet maratonunu sürdürdüklerini açıkladı. 27 Mart Cuma günü İstanbul'da önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptıklarını duyurdu.

Dünya Ekonomik Forumu Ülke Stratejisi Toplantısı vesilesiyle küresel iş dünyasının üst düzey yöneticilerini ağırladıklarını bildirdi. Toplantıya 16 ülkeden, imalat, teknoloji, enerji, finans gibi sektörlerden, toplam değeri 1,2 trilyon dolar olan yatırımcıların katıldığını aktardı.

İlgili bakanların toplantıda, Türkiye'nin yatırım iklimi, küresel değer zincirlerindeki konumu ve ekonomik görünümü hakkında bilgi verdiğini söyledi. Muhalefetin 'israf' diyerek kötülediği yatırımların, Türkiye'yi küresel rekabette avantajlı konuma getirdiğini vurguladı.

Türkiye'nin uluslararası yatırımcıların gözünde bir istikrar adası ve güvenli liman olarak öne çıktığını görmekten memnuniyet duyduklarını ifade etti. Konuşmasında özellikle vurgulanması gereken bir husus olduğuna işaret etti.

İran'a yönelik saldırıların başlamasıyla küresel ekonominin yakın tarihin en ağır şoklarından biriyle yüzleştiğini belirtti. Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapandığını, buranın dünya petrolünün yüzde 20'sinin ve doğal gazın önemli kısmının taşındığı kritik bir hat olduğunu açıkladı.

Mesele sadece enerji olmadığını, petrokimya ürünleri, gübreler, ilaç ham maddeleri ve helyum gibi birçok kritik mamulün de buradan geçtiğini söyledi. Hürmüz'ün kapanmasının enerjiden tarıma, sanayiden teknolojiye her alanda küresel ekonomiyi derinden sarstığını kaydetti.

Örneğin, Avrupa’nın son 30 günde fosil yakıt faturasının 17 milyar dolar arttığını, doğal gaz fiyatının yüzde 100, petrolün ise yüzde 60 yükseldiğini bildirdi. Dünyada bazı ülkelerde akaryakıta kota getirildiğini, okulların kapatıldığını ve kamu hizmetlerinin kısıtlandığını gördüklerini ifade etti.

Ancak hamdolsun Türkiye’nin bu karamsar tablonun dışında olduğunu, enerji arz güvenliği, tedariki ve depolama noktasında bir sorun yaşamadıklarını açıkladı. Türkiye'nin Basra’dan veya Hürmüz geçişli herhangi bir LNG tedarikinin bulunmadığını söyledi.

Yaklaşık yüzde 10'luk petrol ve petrol ürünü ithalatının buradan gelmesine rağmen, bunun kolayca yönetilebilecek bir oran olduğunu belirtti. Muhalefetin yıllardır eleştirdiği enerjide kaynak çeşitlendirme politikasının değerinin bugün anlaşıldığını vurguladı.

Gübre ve hammadde tedariklerini çok önceden yaptıklarını, savaştan bu yana alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temini için gümrük vergilerini sıfıra indirdiklerini açıkladı. Bazı gübre cinslerinde de gümrük vergisini sıfırladıklarını ve ihracat kapasitesi olan gübrelerin ihracatını durdurduklarını ifade etti.

Ayrıca antrepolardaki üre gübresinin Türkiye üzerinden yurt dışına transitini ve yeniden ihracını durdurduklarını söyledi. Gübre gibi tarımsal girdilerde sıkıntı olmadığını, alınan tedbirler sayesinde gıda arz güvenliğinde sorun yaşanmayacağını belirtti.

Fahiş fiyat artışlarıyla milletin ekmeğine göz diken savaş fırsatçılarına yönelik denetimlerin yoğun şekilde devam ettiğini kaydetti. Sivil havacılık, denizcilik ve karayolu tarafında da gerekli önlemlerin alındığını açıkladı.

Aziz milletin, ihtiyaç anında kullanmak için biriktirdiği rezervlerin yeterli ve güçlü olduğunu ifade etti. Dış borç ve toplam dış finansman ihtiyacının milli gelire oranının tarihsel ortalamaların altında bulunduğunu söyledi.

Dış dengeden bütçe disiplinine, Merkez Bankası rezervlerinden bankacılık sektörüne kadar temel göstergelerde geçmişteki dış şoklara kıyasla çok daha sağlam bir noktada olduklarını vurguladı. Buna ilaveten, krizin ekonomiye olumsuz etkilerini proaktif yaklaşımla sınırlı tutmaya çalıştıklarını belirtti.

Savaşın başlamasından sadece 5 gün sonra Eşel Mobil sistemini devreye aldıklarını açıkladı. Küresel petrol fiyatlarındaki sert artış karşısında vatandaşa koruma kalkanı oluşturduklarını, motorinde litre başına 17 lira, benzinde ise 12 liraya yakın artışın pompaya yansıtılmadığını söyledi.

Şimdiye kadar toplam 50 milyar lirayı bulan ek maliyetin Eşel Mobil sistemi sayesinde devlet tarafından sübvanse edildiğini bildirdi. Tüm bunları söylerken her şeyin mükemmel olduğunu iddia etmediklerini de ekledi.

Bölgedeki savaşın küresel ticarete yansımalarından, özellikle ihracat boyutunda etkilendiklerini kabul etti. Ancak üretimi, ihracatı ve turizmi ayakta tutan işletmeleri güçlü desteklerle koruyarak bu fırtınalı dönemi atlatmalarına yardımcı olduklarını belirtti.

Hafta sonu yeni bir destek paketini kamuoyuyla paylaştıklarını duyurdu. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın kefalet desteğiyle turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik yeni bir kredi imkanını devreye aldıklarını açıkladı.

Bu kredinin toplam büyüklüğünün 120 milyar lira olduğunu söyledi. Turizm işletmeleri için 60 milyar lira, ihracatçılar için 42 milyar lira ve katılım finans alanında 18 milyar lira ek limit tanımlandığını bildirdi.

Böylece finansmana erişimde yaşanabilecek daralmaların önüne geçmeyi ve reel sektörün nakit akışını korumayı hedeflediklerini ifade etti. Turizm sektörüne ve ihracatçılara hayırlı olması temennisinde bulundu.

Dezenflasyon programında herhangi bir taviz söz konusu olmadığını, istihdamın, üretimin ve ihracatın korunmasının öncelik olmaya devam edeceğini vurguladı. Vatandaşların endişeye kapılmamasını, iş dünyasının da müsterih olmasını istedi.

Türkiye'nin stratejik coğrafyası, güçlü altyapısı, genç iş gücü, İstanbul Finans Merkezi ve diğer avantajlarıyla yeni dönemin doğal cazibe merkezlerinden biri olmaya aday olduğunu söyledi. Dünyanın önde gelen şirketleriyle yapılan toplantıda bunun emarelerini gördüklerini belirtti.

Yurt dışından da olumlu sinyaller almaya başladıklarını, Türkiye düşmanlığı bilinen yabancı medya organlarında bile Türkiye'nin parlayan yıldız olacağına dair haberler çıktığını kaydetti. Talimatları doğrultusunda ekonomi kurmaylarının çok uluslu şirketler için Türkiye'yi bölgesel merkez haline getirmek için çalıştığını ifade etti.

İstanbul Finans Merkezi'ni dünyanın önde gelen finans merkezlerinden biri yapmak ve transit ticarette küresel cazibe merkezine dönüştürmek için yoğun çaba sarf edildiğini söyledi. Tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bu küresel krizin de ülkenin önünde yeni kapılar açacağına inandıklarını belirtti.

Türkiye'nin nisan ayına 5G teknolojisi ile buluşmanın gururuyla girdiğini hatırlattı. 5G hazırlıklarına 10 yıl önce 2016'da başladıklarını, 2018'de ilk testleri yaptıklarını ve 2019'dan sonra pilot uygulamaları başlattıklarını anlattı.

10 yıllık dönemde kırsaldan şehirlere Türkiye'nin dört bir yanını 5G altyapısıyla donattıklarını ifade etti. 1 Nisan itibarıyla 81 il merkezinde hizmete alınan 5G'yi, 2 sene içinde ülkenin her karışında sunacaklarını müjdeledi.

İletişimin yanı sıra ulaştırmadan sağlığa, tarımdan üretime birçok alanda yeni fırsat pencereleri açacak 5G teknolojisinin hayırlı olmasını temenni etti. Geçen hafta hizmete açtıkları bir diğer alanın da sulama yatırımları olduğunu duyurdu.

54 baraj ve gölet, 109 sulama tesisi, 18 içme suyu tesisi olmak üzere toplam 563 yeni eseri ekonomiye kazandırdıklarını açıkladı. Güncel yatırım bedeli 137 milyar lira olan bu eserlerle 896 milyon metreküp su depolama kapasitesi geliştirdiklerini söyledi.

1 milyon 190 bin dekar arazinin sulamaya açıldığını, yıllık 212 milyon metreküp içme suyu sağlandığını ve içme suyu arıtma kapasitesinin günlük 301 bin metreküp arttığını bildirdi. Tamamlanan tesislerin ekonomiye yıllık 22 milyar lira katkı yapacağını ifade etti.

Bu eserlerin kazandırılmasında emeği geçen tüm kurumları tebrik ederek, millet adına teşekkürlerini sundu. Kıymetli vatandaşlara seslenerek, 28 Şubat'ta başlayan savaşın diplomatik çabalara rağmen can almaya devam ettiğini belirtti.
cumhurbaskani-erdogan-aa-2450760.jpg
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Geri