| Çocukların korunmasına yönelik her türlü tedbiri almanın anayasal bir yükümlülük olduğunu vurgulayan Uçum, çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesinin devlet politikalarının temelini oluşturduğunu belirtti. Uçum, çocukların suça sürüklenmeden barış içinde yaşamaları ve topluma fayda sağlamaları üzerine yapılan her çalışmaya büyük değer atfettiklerini söyledi. Bugünkü çalıştayda, suça sürüklenen çocukların hukuk sistemi açısından taşıdığı önemi ve korunmalarına yönelik tedbirleri ele alacaklarını kaydetti. Hem suça karışan hem de suçun mağduru olan çocukların korunmasının, yasal bir sorumluluk olduğu kadar bir vatandaşlık görevi olduğunu ifade eden Uçum, mevzuatta "suça sürüklenen çocuk" kavramının muhafaza edilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını dile getirdi. Uçum, suç örgütlerinin ve çeşitli odakların çocukları suç aracı haline getirme faaliyetlerine karşı çok sert ve etkili politikalar geliştirme ihtiyacının da farkında olduklarını vurguladı. Çalıştayda, koruyucu tedbirler, yaptırımlar ve cezaların infazına ilişkin sistem ile Çocuk Koruma Kanunu'nu değerlendireceklerini sözlerine ekledi. Suça sürüklenen çocuklara yönelik tespit ve çözüm önerilerini içeren bir rapor oluşturarak yürütme ve yasama faaliyetlerine katkı sağlamayı hedeflediklerini belirten Uçum, bu raporu "öneri belgesi" şeklinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sunacaklarını açıkladı. TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut ise konuyla ilgili TBMM çatısı altında 4 aydır titiz bir çalışma yürüttüklerini anlattı. Bu kapsamda konunun paydaşları, suça sürüklenen çocuklar ve mağdurlarla bir araya geldiklerini ifade eden Durgut, bu meselenin yalnızca bir çocuk meselesi değil, aynı zamanda bir adalet, toplum güvenliği ve gelecek meselesi olduğunun altını çizdi. Suça sürüklenen çocuklar konusunda yaklaşımlarını geliştirirken, suçun mağdurlarını asla ihmal etmediklerini vurgulayan Durgut, mağdur hakkını gözetmeyen bir sistemin adalet duygusunu zedeleyeceğini düşündüklerini söyledi. Komisyon olarak hem masada hem de sahada pek çok çalışma yürüttüklerini belirten Durgut, suça sürüklenen çocuklar meselesinin ardında sönen hayatlar, dağılan aileler ve derin acılar da barındırdığını gördüklerini ifade etti. Bu nedenle kuracakları sistemin, hem çocuğu koruyan hem toplumu güvence altına alan hem de mağdurun hakkını koruyan güçlü bir adalet arayışı anlayışına dayanması gerektiğini kaydetti. Durgut, bu meseleyi yalnızca yargılama ve infaz ekseninde ele almadıklarını, çalışmalarını sosyoekolojik yaklaşım çerçevesinde ve bütüncül bir önleme modeli perspektifiyle yürüttüklerini açıkladı. Bir çocuğun suça sürüklenmesinin, pek çok risk faktörünün bir araya gelmesinin ve sistemin bir noktada koruyucu müdahale edememiş olmasının sonucu olduğunu vurgulayan Durgut, o boşluğu doğru tespit edemezlerse yalnızca sonuçlarla mücadele edeceklerini ve sorunu çözemeyeceklerini sözlerine ekledi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın da konuşma yaptığı çalıştaya, Adalet Bakan Yardımcısı Burak Ceyhan, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan da katıldı. Çalıştaya ayrıca ilgili bakanlık birimleri, yargı mensupları, baro temsilcileri, kolluk amirleri ve akademisyenler de iştirak etti. Çalıştay, konuşmaların ardından basına kapalı olarak devam etti. Sizce suça sürüklenen çocuklar sorununun çözümünde en etkili adım hangi alanda (aile, eğitim, sosyal politika, yasal düzenlemeler) atılmalıdır? |
|