Arkadaşlar, durun bir dakika! Bu işin çığırından çıktığını söylemem lazım. Artık deplasmana gitmek için bütçe planlaması yapar olduk. Takımımızın peşinden koşmak, o ruhu yaşamak için cebimizden çıkan para, neredeyse bir uçak biletiyle yarışır hale geldi. Bu kabul edilemez bir durum!
Bilet Fiyatları Uçtu, Biz Yerde Kaldık
Hatırlıyor musunuz, eskiden maç bileti alır, belki bir otobüs bileti tutarına giderdik. Şimdi? Tek bir maçın bilet fiyatı, özellikle büyük takımlara karşı, neredeyse bir haftalık market parası. Üstüne bir de ulaşım, yeme-içme, belki bir gece konaklama eklenince, ortaya aile bütçesini sarsan bir tablo çıkıyor. Spor, hele ki taraftarlık, bu kadar ticarileşmemeliydi.
Ulaşım + Konaklama = Kâbus
Otobüs firmaları "derbi" veya "büyük maç" görünce fiyatları anında ikiye katlıyor. Tren bileti bulmak neredeyse imkansız. Uçak? Onu zaten geçtim. Gittiğin şehirde kalacak yer bulmak da ayrı bir dert. Oteller maç günlerinde fiyatları tavan yaptırıyor. Sadık taraftar olmak, sistemin açığından faydalanmaya çalışanlara kurban ediliyor sanki.
Kulüpler Ne Yapıyor? Destek Nerede?
Burada en büyük sorumluluk kulüplere düşmüyor mu? Deplasman taraftarı, bir takımın en değerli hazinesidir. Onlara kolaylık sağlamak, ulaşım için anlaşmalı araçlar kaldırmak, konaklama için kampanyalar yapmak... Bunlar çok mu zor? Yoksa sadece VIP localara, lüks seyircilere mi odaklandı herkes? Tribün, o takımın belkemiğidir. Omurgayı unutursan, ayakta duramazsın.
Çözüm Yok Mu? İsyan Vakti!
Bu gidişata bir dur demek lazım. Taraftar dernekleri daha aktif olmalı, kulüplerle masaya oturup deplasman paketleri için pazarlık yapmalı. Federasyon, ulaşım firmaları üzerinde bir düzenleme getirmeli. "Herkes kazansın" derken, asıl o ruhu, o coşkuyu satın alan, canıyla kanıyla destekleyen adamı kaybediyoruz. Stadyumlar sadece sosyete mekanı değil!
Haksız mıyım? Siz bu sezon kaç deplasmana gidebildiniz? Cebinizden çıkan parayı görünce içiniz cız etmedi mi? Bu fiyatlar taraftarı stadyumdan soğutuyor. Sessiz kalmayalım, sesimizi duyuralım! Siz ne diyorsunuz bu rezalete?
Hatırlıyor musunuz, eskiden maç bileti alır, belki bir otobüs bileti tutarına giderdik. Şimdi? Tek bir maçın bilet fiyatı, özellikle büyük takımlara karşı, neredeyse bir haftalık market parası. Üstüne bir de ulaşım, yeme-içme, belki bir gece konaklama eklenince, ortaya aile bütçesini sarsan bir tablo çıkıyor. Spor, hele ki taraftarlık, bu kadar ticarileşmemeliydi.
Otobüs firmaları "derbi" veya "büyük maç" görünce fiyatları anında ikiye katlıyor. Tren bileti bulmak neredeyse imkansız. Uçak? Onu zaten geçtim. Gittiğin şehirde kalacak yer bulmak da ayrı bir dert. Oteller maç günlerinde fiyatları tavan yaptırıyor. Sadık taraftar olmak, sistemin açığından faydalanmaya çalışanlara kurban ediliyor sanki.
Burada en büyük sorumluluk kulüplere düşmüyor mu? Deplasman taraftarı, bir takımın en değerli hazinesidir. Onlara kolaylık sağlamak, ulaşım için anlaşmalı araçlar kaldırmak, konaklama için kampanyalar yapmak... Bunlar çok mu zor? Yoksa sadece VIP localara, lüks seyircilere mi odaklandı herkes? Tribün, o takımın belkemiğidir. Omurgayı unutursan, ayakta duramazsın.
Bu gidişata bir dur demek lazım. Taraftar dernekleri daha aktif olmalı, kulüplerle masaya oturup deplasman paketleri için pazarlık yapmalı. Federasyon, ulaşım firmaları üzerinde bir düzenleme getirmeli. "Herkes kazansın" derken, asıl o ruhu, o coşkuyu satın alan, canıyla kanıyla destekleyen adamı kaybediyoruz. Stadyumlar sadece sosyete mekanı değil!
Haksız mıyım? Siz bu sezon kaç deplasmana gidebildiniz? Cebinizden çıkan parayı görünce içiniz cız etmedi mi? Bu fiyatlar taraftarı stadyumdan soğutuyor. Sessiz kalmayalım, sesimizi duyuralım! Siz ne diyorsunuz bu rezalete?