Bu kritik karar, hayatımızın vazgeçilmezi olan sanal eğlence harcamalarımızı doğrudan vuracak gibi görünüyor. Eğer ülkeler yasal haklarını kullanırsa, Steam, Epic Games Store veya konsol mağazalarından aldığımız oyunlar doğrudan zamlanabilir. Aynı risk, Netflix, Spotify gibi abonelikler ve e-kitaplar için de geçerli. Kısacası, yurtdışından aldığımız her dijital loot, ek gümrük bedelleri ile birlikte karşımıza daha kabarık faturalar olarak çıkabilir. Bu uluslararası kriz, sadece oyuncuları değil, sahne arkasındaki yerli stüdyolarımızı da zor duruma sokuyor. Yurtdışına satış yapan bağımsız geliştiricilerimiz, diğer ülkelerin ek ücretleri yüzünden rekabet gücünü kaybedebilir. Global pazarda müşteri bulmak, yeni bir seviyedeki zorluk derecesi gibi hissedebilir. Üstelik, oyun geliştirmek için kullanılan lisanslı motorlar, tasarım yazılımları ve bulut sunucuları da bu vergi ağına takılabilir. Bu da stüdyoların üretim maliyetlerini ciddi şekilde artıracak ve belki de yeni projelerin release date'lerini öteleyecek bir etki yaratabilir. Tüm dünyada yaşanabilecek genel fiyat artışları, insanların alım gücünü düşürerek eğlence bütçelerini kısmalarına neden olabilir. Bu da tüm pazarın küçülmesi anlamına geliyor. Sınırsız olduğunu düşündüğümüz internet, görünüşe göre kendi dijital gümrük kapılarını kuruyor. Peki, sizce bu yeni vergi dalgası, oyun kültürümüzü ve hype'ımızı olumsuz etkiler mi? |
|