Yahu arkadaş, bu neyin kafası? Bir maça gitmek için bilet alacaksın, aynı koltuk için sabah bir fiyat, öğlen bir fiyat, maçtan iki saat önce başka bir fiyat! Bu dinamik fiyatlandırma değil, bu açık açık taraftarın sırtından geçinmek! Kulüpler, federasyonlar, bilet satış platformları el ele vermiş, "fanatiğin parası bol, ne yapsak alır" diye düşünüyor. Bu zihniyetle spor mu yapılıyor, ticarethane mi işletiliyor?
"Dinamik" Maskeli Tüccar Zihniyeti
Bu sistemin adı üstünde "spekülasyon". Tıpkı borsada hisse alır gibi, taraftarın duyguları ve maça olan talebi üzerinden fiyat koyuyorlar. Rakip güçlüyse, derbise, kritik maçsa fiyatlar uçuyor. Peki ya sadık taraftar? O her maça giden, takımını en kötü gününde de destekleyen adam? Onun cebi daha az yanıyor diye mi bu sistem getirildi? Hayır! Tam tersine, onun da sırtından geçmek için. "Zaten gelecek, ona da yüksek fiyat koyalım" mantığı.
Adalet ve Erişilebilirlik Nerede Kaldı?
Spor, özellikle futbol, toplumun her kesimine hitap eden bir olgu olmaktan çıkıp, lüks bir tüketim maddesi haline getiriliyor. Baba, oğlunu alıp maça gidemeyecek. Üniversiteli genç, bir haftalık harçlığını bir bilete verecek. Bu mu sporun birleştirici gücü? Stadyumlar sadece belirli bir gelir grubunun mekanı olursa, o tribünlerdeki ruh, o heyecan, o çılgınlık nasıl yaşayacak? Stadı dolduran enerji, sadece parası olanların enerjisi mi olmalı?
Taraftar Ne Yapmalı? Sesimizi Çıkaralım!
Bu sessiz kalınacak bir konu değil. Taraftar dernekleri, grupları bu konuda tek yürek olup açıkça isyan etmeli. Sosyal medyada, stadyum önlerinde, kulüp yönetimlerine yapılan açıklamalarda bu talep dillendirilmeli. "Dinamik fiyatlandırma" adı altında yapılan bu vurgunculuğa dur demeliyiz. Belki bir boykot, belki organize bir şekilde belli maçlara gitmemek... Bir yol bulunur. Ama önce farkındalık ve öfke bir araya gelmeli.
Sonuç olarak, bu işin adı konmalı: Bu, taraftarın sadakatini ve sevgisini sömüren, onu bir gelir maksimizasyon aracı olarak gören çirkin bir ticari stratejidir. Biz statlara, takımımıza duyduğumuz aşk için gidiyoruz. Onlar ise bu aşkı rakama çevirmenin peşinde. Bu kabul edilebilir mi? Siz ne diyorsunuz bu rezalete? Haksız mıyım? Foruma düşüncelerinizi yazın, bu konuyu konuşalım!
Bu sistemin adı üstünde "spekülasyon". Tıpkı borsada hisse alır gibi, taraftarın duyguları ve maça olan talebi üzerinden fiyat koyuyorlar. Rakip güçlüyse, derbise, kritik maçsa fiyatlar uçuyor. Peki ya sadık taraftar? O her maça giden, takımını en kötü gününde de destekleyen adam? Onun cebi daha az yanıyor diye mi bu sistem getirildi? Hayır! Tam tersine, onun da sırtından geçmek için. "Zaten gelecek, ona da yüksek fiyat koyalım" mantığı.
Spor, özellikle futbol, toplumun her kesimine hitap eden bir olgu olmaktan çıkıp, lüks bir tüketim maddesi haline getiriliyor. Baba, oğlunu alıp maça gidemeyecek. Üniversiteli genç, bir haftalık harçlığını bir bilete verecek. Bu mu sporun birleştirici gücü? Stadyumlar sadece belirli bir gelir grubunun mekanı olursa, o tribünlerdeki ruh, o heyecan, o çılgınlık nasıl yaşayacak? Stadı dolduran enerji, sadece parası olanların enerjisi mi olmalı?
Bu sessiz kalınacak bir konu değil. Taraftar dernekleri, grupları bu konuda tek yürek olup açıkça isyan etmeli. Sosyal medyada, stadyum önlerinde, kulüp yönetimlerine yapılan açıklamalarda bu talep dillendirilmeli. "Dinamik fiyatlandırma" adı altında yapılan bu vurgunculuğa dur demeliyiz. Belki bir boykot, belki organize bir şekilde belli maçlara gitmemek... Bir yol bulunur. Ama önce farkındalık ve öfke bir araya gelmeli.
Sonuç olarak, bu işin adı konmalı: Bu, taraftarın sadakatini ve sevgisini sömüren, onu bir gelir maksimizasyon aracı olarak gören çirkin bir ticari stratejidir. Biz statlara, takımımıza duyduğumuz aşk için gidiyoruz. Onlar ise bu aşkı rakama çevirmenin peşinde. Bu kabul edilebilir mi? Siz ne diyorsunuz bu rezalete? Haksız mıyım? Foruma düşüncelerinizi yazın, bu konuyu konuşalım!