Bakan Fidan'ın turuna eşlik eden Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Özay Şendir, bölgeden izlenimlerini aktardı. Şendir, savaş psikolojisinin oldukça farklı olduğunu ve sürekli siren sesleriyle insanların sığınaklara götürüldüğünü belirtti. İnsanların bu duruma alıştığı varsayılsa da durumun öyle olmadığını vurguladı.
Özay Şendir, Riyad'da bir sığınağa indiklerinde hâlâ ağlayan ve çok endişeli otel çalışanları gördüklerini ifade etti. Bu nedenle böyle bir ortama alışmanın söz konusu olmadığının altını çizdi. Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'ın İran'ın en fazla hedef aldığı ülkeler olduğunu söyledi.
Şendir, Katar'da vurulan bir doğal gaz tesisinden dolayı yıllık zararın yaklaşık 20 milyar dolar olacağının açıklandığını aktardı. Bu konuda yayınlanan bildirinin ise İran'ı cezalandırmak ve "Artık askeri müdahaleye başvurmadan önce seni son kez uyarıyoruz" mesajını içerdiğini kaydetti.
Peki ABD, Körfez ülkelerini İran'la savaş rotasına sokmaya mı çalışıyor? Özay Şendir, bu gerginlikten en çok kazananın İsrail olduğunu vurguladı ve bunun unutulmaması gerektiğini söyledi. Yayınlanan bildirinin İran'a yönelik bir uyarı olduğunu belirtti.
Türkiye'nin ise ısrarla bu işin İsrail'in yayılmacı politikaları ile başladığını söylediğini ifade etti. Şendir, Körfez bölgesinde keyiflerin kaçmış olduğu değerlendirmesinde bulundu.
CNN TÜRK Programcısı Hakan Çelik ise Türkiye'nin bu savaştaki konumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Çelik, Türkiye'nin savaşın bitirilebilmesi için en yoğun diplomatik çabaları gösteren ülkelerden biri olduğunu söyledi.
Hakan Çelik, Ankara'nın bütün taraflarla müzakere edebiliyor olmasının büyük bir avantaj olduğunu vurguladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da çatışmaların başladığı günden bu yana diplomatik trafiğini hiç kesmediğini belirtti.
Çelik, bir taraftan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın NATO liderleri ve bölgesel aktörler düzeyinde, diğer taraftan da bakanlıklar düzeyinde Türkiye'nin yoğun bir çaba içinde olduğunu ifade etti.
Ramazan Bayramı sonrası Körfez ülkelerindeki duruma da değinen Hakan Çelik, normalde bayramın sevinç vesilesi olduğunu ancak tüm İslam coğrafyasında bir burukluk bulunduğunu söyledi.
Doha ve Abu Dabi'de gittiği her yerde bomboş sokaklar, binalar ve alışveriş merkezleri gördüğünü aktardı. Her an bir füze veya kamikaze dron saldırısı gerçekleşme ihtimali nedeniyle normal hayatı sürdürmenin imkansız hale geldiğini sözlerine ekledi.
Sizce bölgede kalıcı barış için atılması gereken en acil adım nedir?
Özay Şendir, Riyad'da bir sığınağa indiklerinde hâlâ ağlayan ve çok endişeli otel çalışanları gördüklerini ifade etti. Bu nedenle böyle bir ortama alışmanın söz konusu olmadığının altını çizdi. Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'ın İran'ın en fazla hedef aldığı ülkeler olduğunu söyledi.
Şendir, Katar'da vurulan bir doğal gaz tesisinden dolayı yıllık zararın yaklaşık 20 milyar dolar olacağının açıklandığını aktardı. Bu konuda yayınlanan bildirinin ise İran'ı cezalandırmak ve "Artık askeri müdahaleye başvurmadan önce seni son kez uyarıyoruz" mesajını içerdiğini kaydetti.
Peki ABD, Körfez ülkelerini İran'la savaş rotasına sokmaya mı çalışıyor? Özay Şendir, bu gerginlikten en çok kazananın İsrail olduğunu vurguladı ve bunun unutulmaması gerektiğini söyledi. Yayınlanan bildirinin İran'a yönelik bir uyarı olduğunu belirtti.
Türkiye'nin ise ısrarla bu işin İsrail'in yayılmacı politikaları ile başladığını söylediğini ifade etti. Şendir, Körfez bölgesinde keyiflerin kaçmış olduğu değerlendirmesinde bulundu.
CNN TÜRK Programcısı Hakan Çelik ise Türkiye'nin bu savaştaki konumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Çelik, Türkiye'nin savaşın bitirilebilmesi için en yoğun diplomatik çabaları gösteren ülkelerden biri olduğunu söyledi.
Hakan Çelik, Ankara'nın bütün taraflarla müzakere edebiliyor olmasının büyük bir avantaj olduğunu vurguladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da çatışmaların başladığı günden bu yana diplomatik trafiğini hiç kesmediğini belirtti.
Çelik, bir taraftan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın NATO liderleri ve bölgesel aktörler düzeyinde, diğer taraftan da bakanlıklar düzeyinde Türkiye'nin yoğun bir çaba içinde olduğunu ifade etti.
Ramazan Bayramı sonrası Körfez ülkelerindeki duruma da değinen Hakan Çelik, normalde bayramın sevinç vesilesi olduğunu ancak tüm İslam coğrafyasında bir burukluk bulunduğunu söyledi.
Doha ve Abu Dabi'de gittiği her yerde bomboş sokaklar, binalar ve alışveriş merkezleri gördüğünü aktardı. Her an bir füze veya kamikaze dron saldırısı gerçekleşme ihtimali nedeniyle normal hayatı sürdürmenin imkansız hale geldiğini sözlerine ekledi.
Sizce bölgede kalıcı barış için atılması gereken en acil adım nedir?