Cenâb-ı Hak, insanlığın dünya ve ahiretini mamur etmesi için akıl ve irade vermiş, peygamberler göndermiş ve kitaplar indirmiştir. "Allah katında yegâne din İslam’dır" buyruğuyla, kıyamete kadar gelecek tüm insanlar için İslam’ı seçmiştir. İslam, insanlığı huzur ve mutluluğa çağıran, zihinleri kötülüklerden arındıran bir dindir.
Bu din, dürüstlük ve hakkaniyeti, iyilik ve güzelliği yeryüzüne hakim kılmanın yollarını öğretir. İslam’ın özü ise tevhid inancıdır. Tevhid, azamet ve yüceliğin yalnızca Allah’a ait olduğunun ilanıdır ve hakiki özgürlüğe kavuşmanın yoludur.
Kur’an-ı Kerim’de, "Allah, sizin Rabbinizdir. O’ndan başka ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin. Güvenilip dayanılacak tek varlık O’dur" buyrulmaktadır. Bu, tevhidin temel dayanağını oluşturan bir ayettir.
İslam’ın toplumsal hayattaki karşılığı ise vahdet, yani birlik ve beraberliktir. Rabbi, peygamberi, kitabı ve kıblesi bir olan müminlerin her durumda kenetlenmesi esastır. Farklılıklar bir zenginlik olarak görülmeli ve ayrışmaya değil, bütünleşmeye vesile kılınmalıdır.
Yüce Allah, "Doğrusu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. Öyleyse bana kulluk edin" buyurarak bu birliğin önemine işaret etmektedir. Bugün insanlığı içinde bulunduğu buhranlardan çıkaracak olan, İslam’ın istikamet mesajlarıdır.
Dünyayı huzur yurduna dönüştürecek olan, Kur’an-ı Kerim’in hayat veren ilkeleridir. Gönülleri birbirine ısındıracak olan ise Allah Resûlü’nün örnek ahlakıdır. İslam’ın sahibi ve koruyucusu Allah’tır, kitabı Kur’an-ı Kerim, peygamberi ise Hz. Muhammed Mustafa’dır.
Hiçbir kimse veya grup, İslam’ı kendi tekelinde göremez. Tevhid savunması kisvesi altında fitne çıkarılamaz ve ümmetin birliği ile vatanın dirliğine zarar verilemez. İslam, dar kalıplara sığmayacak kadar yüce bir dindir.
Cenâb-ı Hak, müminleri vahdetten, birlik ve kardeşlikten ayırmasın. Hutbe, Sevgili Peygamberimiz’in "Allah’ım! Bozgunculuktan, nifaktan ve kötü ahlaktan sana sığınırım" duasıyla sona ermektedir.
Sizce toplumsal birlik ve beraberliğin sağlanmasında dini değerlerin rolü nedir?
Bu din, dürüstlük ve hakkaniyeti, iyilik ve güzelliği yeryüzüne hakim kılmanın yollarını öğretir. İslam’ın özü ise tevhid inancıdır. Tevhid, azamet ve yüceliğin yalnızca Allah’a ait olduğunun ilanıdır ve hakiki özgürlüğe kavuşmanın yoludur.
Kur’an-ı Kerim’de, "Allah, sizin Rabbinizdir. O’ndan başka ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin. Güvenilip dayanılacak tek varlık O’dur" buyrulmaktadır. Bu, tevhidin temel dayanağını oluşturan bir ayettir.
İslam’ın toplumsal hayattaki karşılığı ise vahdet, yani birlik ve beraberliktir. Rabbi, peygamberi, kitabı ve kıblesi bir olan müminlerin her durumda kenetlenmesi esastır. Farklılıklar bir zenginlik olarak görülmeli ve ayrışmaya değil, bütünleşmeye vesile kılınmalıdır.
Yüce Allah, "Doğrusu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. Öyleyse bana kulluk edin" buyurarak bu birliğin önemine işaret etmektedir. Bugün insanlığı içinde bulunduğu buhranlardan çıkaracak olan, İslam’ın istikamet mesajlarıdır.
Dünyayı huzur yurduna dönüştürecek olan, Kur’an-ı Kerim’in hayat veren ilkeleridir. Gönülleri birbirine ısındıracak olan ise Allah Resûlü’nün örnek ahlakıdır. İslam’ın sahibi ve koruyucusu Allah’tır, kitabı Kur’an-ı Kerim, peygamberi ise Hz. Muhammed Mustafa’dır.
Hiçbir kimse veya grup, İslam’ı kendi tekelinde göremez. Tevhid savunması kisvesi altında fitne çıkarılamaz ve ümmetin birliği ile vatanın dirliğine zarar verilemez. İslam, dar kalıplara sığmayacak kadar yüce bir dindir.
Cenâb-ı Hak, müminleri vahdetten, birlik ve kardeşlikten ayırmasın. Hutbe, Sevgili Peygamberimiz’in "Allah’ım! Bozgunculuktan, nifaktan ve kötü ahlaktan sana sığınırım" duasıyla sona ermektedir.
Sizce toplumsal birlik ve beraberliğin sağlanmasında dini değerlerin rolü nedir?