“Bu arada şu an alarm var. Birazdan sığınağa koşmam gerekebilir, ama bakalım. Evet, sirenler var ama bu sirenler için bir uyarı. Gerçek alarm çalana kadar devam edebiliriz,” ifadelerini kullandı. Sirenlerin durmasının ardından röportaj kesintisiz bir şekilde devam etti.
Röportajda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yönelik ağır eleştirilerde bulunan Burg, onu “Yahudi halkının şimdiye kadar sahip olduğu en kötü lider” olarak nitelendirdi. Burg, Netanyahu’nun görevinden ne kadar erken ayrılırsa, bunun İsrail, bölge ve hatta dünya için o kadar iyi olacağını savundu.
İran-İsrail-ABD hattındaki gerilime ilişkin değerlendirmelerde de bulunan eski Meclis Başkanı, tarafların net bir stratejisinin olmadığını öne sürdü. Burg, “Ne Amerikalıların, ne İsraillilerin ne de İranlıların herhangi bir stratejisi, herhangi bir hedefi, dolayısıyla herhangi bir amacı var,” dedi.
Bu durumun, “sadece kavga etmek uğruna yapılan bir kavga” izlenimi verdiğini belirten Burg, çatışmaların kendiliğinden durana kadar sürebileceğini ifade etti. Burg, ABD Başkanı Donald Trump ile Netanyahu’nun bölgeye yaklaşımlarını da karşılaştırdı.
Trump’ın bölgeden uzaklaşmak ve yaşananları unutturmak istediğini, Netanyahu’nun ise çatışmaları sürdürmek istediğini iddia etti. Burg’a göre, Netanyahu bunu yıl sonundaki seçimlere savaş ortamıyla gitmek amacıyla yapıyordu.
İran’ın yapısına ilişkin de konuşan Burg, ülkenin köklü bir imparatorluk geçmişi ve siyasi derinliği olduğunu vurguladı. İran’ın basitçe dış müdahaleyle değiştirilemeyeceğini savunan Burg, liderlerin öldürülmesi stratejisini de eleştirdi.
Ahmed Yasin, Yahya Sinvar ve Hasan Nasrallah örneklerini veren Burg, siyasi suikastların genellikle beklenen sonucu vermediğini, aksine daha güçlü ve öfkeli yapıları ortaya çıkardığını söyledi. Burg, bu yaklaşımın gerçeklikten kopuk olduğunu dile getirdi.
Sizce dış müdahale ve liderlere yönelik suikastlar, bölgesel sorunların çözümünde işe yarayan yöntemler mi?
Röportajda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yönelik ağır eleştirilerde bulunan Burg, onu “Yahudi halkının şimdiye kadar sahip olduğu en kötü lider” olarak nitelendirdi. Burg, Netanyahu’nun görevinden ne kadar erken ayrılırsa, bunun İsrail, bölge ve hatta dünya için o kadar iyi olacağını savundu.
İran-İsrail-ABD hattındaki gerilime ilişkin değerlendirmelerde de bulunan eski Meclis Başkanı, tarafların net bir stratejisinin olmadığını öne sürdü. Burg, “Ne Amerikalıların, ne İsraillilerin ne de İranlıların herhangi bir stratejisi, herhangi bir hedefi, dolayısıyla herhangi bir amacı var,” dedi.
Bu durumun, “sadece kavga etmek uğruna yapılan bir kavga” izlenimi verdiğini belirten Burg, çatışmaların kendiliğinden durana kadar sürebileceğini ifade etti. Burg, ABD Başkanı Donald Trump ile Netanyahu’nun bölgeye yaklaşımlarını da karşılaştırdı.
Trump’ın bölgeden uzaklaşmak ve yaşananları unutturmak istediğini, Netanyahu’nun ise çatışmaları sürdürmek istediğini iddia etti. Burg’a göre, Netanyahu bunu yıl sonundaki seçimlere savaş ortamıyla gitmek amacıyla yapıyordu.
İran’ın yapısına ilişkin de konuşan Burg, ülkenin köklü bir imparatorluk geçmişi ve siyasi derinliği olduğunu vurguladı. İran’ın basitçe dış müdahaleyle değiştirilemeyeceğini savunan Burg, liderlerin öldürülmesi stratejisini de eleştirdi.
Ahmed Yasin, Yahya Sinvar ve Hasan Nasrallah örneklerini veren Burg, siyasi suikastların genellikle beklenen sonucu vermediğini, aksine daha güçlü ve öfkeli yapıları ortaya çıkardığını söyledi. Burg, bu yaklaşımın gerçeklikten kopuk olduğunu dile getirdi.
Sizce dış müdahale ve liderlere yönelik suikastlar, bölgesel sorunların çözümünde işe yarayan yöntemler mi?