Epstein dosyası gibi faktörlerin etkisini bilmediğini ifade eden eski Bakan, ABD'nin içinde bulunduğu savaşın aslında İsrail'in savaşı olduğunu savundu. İsrail'in Gazze'de soykırım yaptığını tekrarlarken, Lübnan'daki amacının farklı olabileceğini düşündüğünü söyledi.
Binyamin Netanyahu'nun Filistin'deki suçunu nihayete erdirmek için sürekli bir savaş ortamına ihtiyaç duyduğunu iddia etti. İşgal edilen toprakları sınırlarına katma çabası içinde olduğunu ve bir gün Filistinlilerin yok olduğunu fark edeceğimizi öne sürdü.
Türkiye'nin savaşa çekilmeye çalışılıp çekilmediği sorusuna ise, bu korkuyu anladığını belirterek yanıt verdi. Netanyahu için Türkiye'ye saldırmanın çok yanlış bir hesap olacağını, çünkü İsrail'in kaybetme ihtimali olan bir savaşa girmeyeceğini söyledi.
Türkiye'nin İsrail için çok büyük bir hedef olduğunu, ancak İsrail'in aynı zamanda Yunanistan ve tüm bölge için bir istikrarsızlık kaynağı olduğunu vurguladı. Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerginliğin silah tüccarları için karlı olduğunu, Batı'nın ise iki ülkeyi umursamadığını ifade etti.
Yunanistan'ın İsrail ile stratejik iş birliği konusunda ise bu ilişkiyi utanç verici bulduklarını dile getirdi. İlişkinin 1999 sonunda başladığını ve Nikos Kocias tarafından geliştirilen bir dogma olduğunu anlattı.
2015'te kendi partisinin bile iktidardayken, kendisi istifa ettikten sadece 6 saat sonra İsrail ile iş birliğine gittiğini belirtti. Kocias'ın Dışişleri Bakanı olur olmaz Tel Aviv'e giderek utanç verici bir anlaşma yaptığını ve sonrasında Yunanistan'ın İsrail'in uydusu haline geldiğini savundu.
Bağımsızlıklarını kaybettiklerini, sadece ABD'nin değil İsrail'in de pençesinde olduklarını öne sürdü. Başbakan Miçotakis'in bakanlarını ve silahlı kuvvetler mensuplarını dinlerken suçüstü yakalandığını ve bunun İsrail teknolojisi ile yapıldığını iddia etti.
Yunanistan'ın savaştaki tutumunu ise acınası olarak değerlendirdi. Başbakanın Kıbrıs'ı korumak için gönderdiği araçların aslında oradaki İngiliz üssünü korumak olduğunu, çünkü İran dronlarının bu üssü hedef aldığını söyledi.
ABD ve İsrail'in İran'daki savaşı kazanıp kazanmadığı sorusuna, Amerikalıların savaşı kazandıklarını söyleyip kaybetmelerinin uzun bir gelenek olduğu yanıtını verdi. Vietnam, Irak, Afganistan ve Libya örneklerini vererek, arkalarında milyonlarca ölü bıraktıklarını ifade etti.
Şu anda da aynı şeyin yaşandığını, siviller ve çocukların öldüğünü belirtti. Birçok Amerikalının Trump'a savaş olmayacağı vaadi için oy verdiğini, ancak yalan söylendiklerini savundu. Petrol fiyatlarının tavan yaptığını ve Amerikan halkının acı çektiğini söyledi.
Savaşın sonunu bölgede iyi şeyler olmayacağı şeklinde öngördü. İran'da rejim muhaliflerinin bile demokrasi ile teokrasi arasında seçeneklerinin olmadığını fark ettiğini, bu nedenle hükümetin bombardımandan daha güçlenerek çıkabileceğini dile getirdi.
Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi ülkelerin kalkınma modelinin ABD tarafından rafa kaldırıldığını ve tüm bölgenin radikalleşmeye tanık olabileceğimizi ifade etti.
Türkiye'nin Orta Doğu'daki rolüne değinen eski Bakan, Türkiye'nin Yunanistan'ın başaramadığını başardığını vurguladı. Yunanistan'ın tamamen ABD ve İsrail güdümüne girdiğini ve bu yüzden kimsenin ülkesini ciddiye almadığını söyledi.
Türk hükümetinin ise taraflarla ayrı ayrı iletişim kurmayı başardığını belirtti. Ukrayna savaşı örneğini vererek, Türkiye'nin hem Rusya hem de Ukrayna ile iyi ilişkiler sürdürdüğünü, bunun savaş sırasında yapmanın çok zor olduğunu kaydetti.
Yunanistan Başbakanı'nın Zelenski'ye çürümüş silahlar yolladığı gün, Zelenski'nin Erdoğan'a gönderdiği dronlar için teşekkür ettiğini hatırlattı. Türkiye'nin aynı zamanda Rus gazı ticaretini kolaylaştırdığını ve bunun makul bir politika olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin kendisini arabulucu olarak konumlandırdığını, Yunanistan'ın ise ABD ve İsrail'in uydusu haline geldiğini tekrarladı. Son olarak, Türkiye'nin ABD ve İran arasında arabulucu rolü oynamasını desteklediğini ve bunun çok iyi olacağını, ancak her şeyin Washington'a bağlı olduğunu sözlerine ekledi.
Sizce Türkiye, bölgedeki bu karmaşık dengelerde etkin bir arabulucu rolü üstlenebilir mi?
Binyamin Netanyahu'nun Filistin'deki suçunu nihayete erdirmek için sürekli bir savaş ortamına ihtiyaç duyduğunu iddia etti. İşgal edilen toprakları sınırlarına katma çabası içinde olduğunu ve bir gün Filistinlilerin yok olduğunu fark edeceğimizi öne sürdü.
Türkiye'nin savaşa çekilmeye çalışılıp çekilmediği sorusuna ise, bu korkuyu anladığını belirterek yanıt verdi. Netanyahu için Türkiye'ye saldırmanın çok yanlış bir hesap olacağını, çünkü İsrail'in kaybetme ihtimali olan bir savaşa girmeyeceğini söyledi.
Türkiye'nin İsrail için çok büyük bir hedef olduğunu, ancak İsrail'in aynı zamanda Yunanistan ve tüm bölge için bir istikrarsızlık kaynağı olduğunu vurguladı. Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerginliğin silah tüccarları için karlı olduğunu, Batı'nın ise iki ülkeyi umursamadığını ifade etti.
Yunanistan'ın İsrail ile stratejik iş birliği konusunda ise bu ilişkiyi utanç verici bulduklarını dile getirdi. İlişkinin 1999 sonunda başladığını ve Nikos Kocias tarafından geliştirilen bir dogma olduğunu anlattı.
2015'te kendi partisinin bile iktidardayken, kendisi istifa ettikten sadece 6 saat sonra İsrail ile iş birliğine gittiğini belirtti. Kocias'ın Dışişleri Bakanı olur olmaz Tel Aviv'e giderek utanç verici bir anlaşma yaptığını ve sonrasında Yunanistan'ın İsrail'in uydusu haline geldiğini savundu.
Bağımsızlıklarını kaybettiklerini, sadece ABD'nin değil İsrail'in de pençesinde olduklarını öne sürdü. Başbakan Miçotakis'in bakanlarını ve silahlı kuvvetler mensuplarını dinlerken suçüstü yakalandığını ve bunun İsrail teknolojisi ile yapıldığını iddia etti.
Yunanistan'ın savaştaki tutumunu ise acınası olarak değerlendirdi. Başbakanın Kıbrıs'ı korumak için gönderdiği araçların aslında oradaki İngiliz üssünü korumak olduğunu, çünkü İran dronlarının bu üssü hedef aldığını söyledi.
ABD ve İsrail'in İran'daki savaşı kazanıp kazanmadığı sorusuna, Amerikalıların savaşı kazandıklarını söyleyip kaybetmelerinin uzun bir gelenek olduğu yanıtını verdi. Vietnam, Irak, Afganistan ve Libya örneklerini vererek, arkalarında milyonlarca ölü bıraktıklarını ifade etti.
Şu anda da aynı şeyin yaşandığını, siviller ve çocukların öldüğünü belirtti. Birçok Amerikalının Trump'a savaş olmayacağı vaadi için oy verdiğini, ancak yalan söylendiklerini savundu. Petrol fiyatlarının tavan yaptığını ve Amerikan halkının acı çektiğini söyledi.
Savaşın sonunu bölgede iyi şeyler olmayacağı şeklinde öngördü. İran'da rejim muhaliflerinin bile demokrasi ile teokrasi arasında seçeneklerinin olmadığını fark ettiğini, bu nedenle hükümetin bombardımandan daha güçlenerek çıkabileceğini dile getirdi.
Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi ülkelerin kalkınma modelinin ABD tarafından rafa kaldırıldığını ve tüm bölgenin radikalleşmeye tanık olabileceğimizi ifade etti.
Türkiye'nin Orta Doğu'daki rolüne değinen eski Bakan, Türkiye'nin Yunanistan'ın başaramadığını başardığını vurguladı. Yunanistan'ın tamamen ABD ve İsrail güdümüne girdiğini ve bu yüzden kimsenin ülkesini ciddiye almadığını söyledi.
Türk hükümetinin ise taraflarla ayrı ayrı iletişim kurmayı başardığını belirtti. Ukrayna savaşı örneğini vererek, Türkiye'nin hem Rusya hem de Ukrayna ile iyi ilişkiler sürdürdüğünü, bunun savaş sırasında yapmanın çok zor olduğunu kaydetti.
Yunanistan Başbakanı'nın Zelenski'ye çürümüş silahlar yolladığı gün, Zelenski'nin Erdoğan'a gönderdiği dronlar için teşekkür ettiğini hatırlattı. Türkiye'nin aynı zamanda Rus gazı ticaretini kolaylaştırdığını ve bunun makul bir politika olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin kendisini arabulucu olarak konumlandırdığını, Yunanistan'ın ise ABD ve İsrail'in uydusu haline geldiğini tekrarladı. Son olarak, Türkiye'nin ABD ve İran arasında arabulucu rolü oynamasını desteklediğini ve bunun çok iyi olacağını, ancak her şeyin Washington'a bağlı olduğunu sözlerine ekledi.
Sizce Türkiye, bölgedeki bu karmaşık dengelerde etkin bir arabulucu rolü üstlenebilir mi?