Geride kalan yarım asırlık süreçte insanların, devrin, futbolun ve dünyanın değiştiğini kaydeden Terim, Lucescu'nun futbola olan tutkusunda hiç eksilme olmadığını vurguladı. İki teknik adamın aynı öykünün farklı cümleleri olduklarını söyledi.
Aynı sevinçleri, hüzünleri, fırtınaları ve hayal kırıklıklarını paylaştıklarını anlatan Terim, kazandıklarını, kaybettiklerini, eleştirildiklerini ve tebrik edildiklerini dile getirdi. Onları birbirine en çok yaklaştıran şeyin ise oyuna duydukları sadakat olduğunu ifade etti.
Fatih Terim, kaderin Lucescu'yu son kez çok sevdiği İstanbul'a belki de bu yüzden getirdiğini yazdı. Mektubunun, temeline saygı ekilen bir veda olduğunu belirtti.
Lucescu'nun futbolun hakkını sonuna kadar verdiğini kaydeden Terim, onun sadece Romanya'ya veya Türkiye'ye değil, bu oyuna çok şey verdiğini söyledi. Onun nerede olursa olsun gözünü futbolun üzerinden ayırmayacağını bildiğini ekledi ve mektubunu "Huzur içinde uyu dostum" sözleriyle tamamladı.
Sizce iki efsane teknik direktörün hikayesi futbol tarihinde nasıl bir iz bıraktı?