| Açıklamada, hastanelerde yaşanan insani krizin giderek kötüleştiğine dikkat çekildi. Sağlık sisteminin can damarı olan hastanelerdeki jeneratörlerin devre dışı kalmasının tam bir felç anlamına geleceği vurgulandı. Gazze Şeridi'ndeki hastanelerde "can damarı" haline gelen jeneratörlerden 90'ının tamamen devre dışı kaldığı, 38'inin ise kısıtlı yakıtla çalıştığı belirtildi. Bölgede aylık 2 bin 500 litre yakıta ihtiyaç duyulduğu ifade edildi. Açıklamada, 11 jeneratör için de bakım ve yedek parça gerektiği aktarıldı. İki yıldan fazla süredir 24 saat boyunca maksimum kapasitenin üzerinde çalışan bu jeneratörlerin de kapanma riski altında olduğu kaydedildi. Bu riskin, hastanelerde istikrarlı bir elektrik kaynağına bağımlı olan yoğun bakım, yenidoğan ve diyaliz gibi ünitelerdeki yüzlerce hastanın hayatı için doğrudan tehdit oluşturduğu vurgulandı. Soğutma sistemlerindeki aksaklıklar nedeniyle ilaçların, aşıların ve kan ünitelerinin bozulma riskinin bulunduğu belirtildi. Ayrıca, elektrik kesintilerinin cerrahi operasyonların askıya alınmasına ve tanı-tedavi amaçlı tıbbi ekipmanlarda teknik arızalara neden olduğu aktarıldı. Bakanlık, bölgedeki kritik durum ve İsrail'in yakıt ve yedek parça girişini engellemeye devam etmesi halinde, teknik ekiplerin aldığı acil önlemlerin etkisiz kalacağı konusunda uyardı. Sağlık hizmetlerinin kademeli olarak kapanacağı ve bunun yol açtığı sonuçları önlemek için yeterli zamanın kalmayacağı ifade edildi. Bu çerçevede, Şifa Hastanesi'ndeki büyük jeneratörlerin çalışma saatlerinin kısıtlandığı, Hamad Hastanesi'nde ise tomografi çekiminin durdurulabileceği bilgisi paylaşıldı. Gazze'de sağlık sistemi; yakıt, ilaç ve tıbbi malzeme yetersizliği ile insani yardım girişlerine getirilen kısıtlamalar nedeniyle neredeyse tamamen felç olmuş durumda. İsrail ordusu, Ekim 2023'te başlayan saldırıları sırasında hastaneleri, sağlık tesislerini ve ilaç depolarını da hedef almış, sağlık çalışanlarını alıkoymuş ve tıbbi malzemelerin bölgeye girişini engellemişti. Her ne kadar ateşkes anlaşması 10 Ekim'de yürürlüğe girmiş olsa da Gazze'deki insani durum gözle görülür şekilde iyileşmedi. İsrail'in anlaşmada yer alan yükümlülükleri yerine getirmemesi ve temel ihtiyaçların girişini kısıtlaması, krizin kalıcı hale gelmesine yol açıyor. Sizce uluslararası toplum, Gazze'deki bu insani krizi çözmek için daha etkili hangi adımları atmalı? |
|